7 sonuçtan 1 ila 7 arası gösteriliyor.

Konu: Yeni Anayasa Taslağı Kenti Nasıl Etkiliyor?

  1. #1
    Melis Göker

    Yeni Anayasa Taslağı Kenti Nasıl Etkiliyor?

    Bir süredir Türkiye’nin gündeminde yeni anayasa tartışmaları ve yeni anayasa taslağı var. Arkitera.com olarak yeni anayasa taslağının Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ni ve mimarları nasıl etkileyeceğini araştırdık.

    Anayasa taslağında ayrıca 1982 Anayasası’nda yer alan konut hakkı (Madde 57) yeni anayasada yer almıyor. Böylelikle devletin anayasa çerçevesinde insanların barınma ihtiyacını karşılama zorunluluğu da kaldırılmış oluyor çünkü bu maddeye göre:
    Haberin devamini okumak için...

  2. #2
    GüneyBatı
    Bence ilk göze çarpan 57. madde, zaten işlemiyordu. İşleseydi, herhalde büyük şehirlerde (özellikle istanbul) bu kadar gecekondu oluşmazdı. Devlet kendisi yapamadı, vatandaşa buyur kendi evini kendin yap dedi, ondan sonrada İstanbulda şu anda olduğu gibi toplumda uçurumlar oluştu. Keşke zamanında Avrupadaki gibi toplu konut üretebilseydik. Oların zararları bile bu kadar zararlı olmayacaktır heralde.

    Ormanla ilgili olan 169. madde de aynı kalmış. Aslında ormanlar halkın kullanımına açılabilse daha mı iyi olur acaba? Nasıl olsa kullanan kullanıyor. Bu durumda köylüler arazi açmak için yakmak zorunda da kalmaz.
    Avrupada bu şekilde uygulamalar var,düşünülebilir.

    Tüm bunlara bakarak hiçbir değişiklik olmadığını söyleyebiliriz. Belki de şu anda Türkiyenin en büyük sıkıntılarından biri olan kentsel dönüşüm projelerinin yetersizliğini göz önünde bulundurarak bazı maddeler oluşturulmalıydı. Bu şekilde ,altyapı olmayan büyük şehirlerimize dönüşüm süreçlerinde yeni bir şans daha tanırlardı. Gecekondu affını el altında tutmaya çalışırken, gecekonduya son bir şans vermeyi göze almışlardır. Bu şans verilirse Türkiyenin hem zamanı hem kaynakları daha sonraki altyapı çalışmalarına gidecektir.

    Bu durumda bir 10 sene daha bu durakta bekleriz diyebilirim.

  3. #3
    Melis Göker
    Radikal Gazetesi'nde yeni anayasa taslağında ormanların korunmasına dair maddelerle ilgili haberde çeşitli akademisyenlerin görüşlerine yer verilmiş.

    AKP'nin yeni anayasa taslağı, 1982 Anayası'nda zaten zayıflatılmış olan ormanlarla ilgili korumayı neredeyse tümden kaldırıyor. Taslak, 23 Temmuz 2007 tarihinden önce orman niteliğini kaybetmiş orman arazilerine de af getiriyor. Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği üyesi Doç. Dr. Yücel Çağlar, "Taslak bu haliyle kabul edilirse devlet ormanları kapanın elinde kalır" dedi.

    Haberin devamını okumak için...

  4. #4
    Melis Göker

    Anayasada Sadece Demokrasi ve Laiklik ile İlgili Maddeler Yoktur

    Antalya Mimar Odası Yönetim Kurulu, Antalya’da yaşanan son gelişmeler ve bunların yeni hazırlanan anayasayla ilşkileri üzerine bir yazı kaleme aldı.

    Mimarlar Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu ülkemizdeki anayasa tartışmaları ve kentimizdeki son gelişmeler ile ilgili bir değerlendirme yaparak halkımızla ve kamuoyuyla paylaşma gereği duymuştur.

    Bilindiği gibi Çevre ve Orman Bakanlığı Antalya ve Burdur illerini kapsayan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hazırlattırılarak askıya çıkardı. (Bu plana en önemli eleştirimiz de havza ölçeğinde hazırlanan plana Isparta’nın da dahil edilmesi gerektiğidir.) Şubemiz bu plana askı süresinde itiraz etti. Bu planın düzeltilebileceğine inanmadığımızdan süre sonunda dava açacağımızın bilinmesini isteriz. Dava ile ilgili bütün hazırlıklar tamamlanmıştır.

    Haberin devamını okumak için...

  5. #5
    5 sene sonra yeniden anayasa tartışmasının içindeyiz toplum olarak. Fiziksel çevrenin ilgilileri olarak bu konuda söyleyecek sözümüz yok mu?

  6. #6
    Mevcut anayasamızda fiziksel çevre ile ilgili maddelerden benim tespit ettiklerim şöyle:
    XII. Mülkiyet hakkı
    MADDE 35- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
    Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
    Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.



    III. Kamu yararı
    A. Kıyılardan yararlanma
    MADDE 43- Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
    Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
    Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir.

    B. Toprak mülkiyeti
    MADDE 44- Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
    Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.



    VIII. Sağlık, çevre ve konut


    A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması
    MADDE 56- Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
    Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
    Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
    Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.
    Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.

    B. Konut hakkı
    MADDE 57- Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.
    Elbette hemen her konu fiziksel çevreye de bağlanır ama bizim özelleşmiş bir platform ve topluluk olduğumuz gözönüne alındığında daha spesifik tartışmak yararlı olur sanıyorum.

    Bu maddeler gereğinden ayrıntılı görünüyor madem bazı konularda böyle ayrıntılar var "neden şehirlerle ve yaya haklarıyla ilgili ayrıntılı maddeler yok!" diye sormadan edemiyorum.

    Kıyılardan yararlanma anayasada var ama hadi gidin bakalım güneyde bir tatil köyünün kıyısına, denizden gelirsen sorun yok ama karadan asla yaklaşamazsın bile. Bunu tartışmak için değil ama anayasada bulunana maddenin dahi uygulanmadığı tespitini bir kez daha yapmak için yazdım bunu.

    Daha çok söz söylenir, söylemeliyiz. Kimseyi beklemeye lüzum yok.

  7. #7
    Yukarıdaki mesajı yazdım ve emailimde bir şey ararken 15 gün önce gelen alttaki mesajı gördüm.


    Kasap et derdinde koyun can derdinde diyorum. Artık kim kasap kim koyun duruşunuza, bakışınıza göre karar verirsiniz.
    12 Haziran seçimleri sürecinde demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olan TBMM'ne şeklen dahi tahammül edilmeden, hukuka ve Anayasaya göre yok hükmünde olan Kanun Hükmünde Kararnamelerle; hukuksuzluğun ve yağmanın önünde engel ne varsa iktidar tarafından her yöntem kullanılarak; tasfiye, sindirme, işlevsizleştirme ve yok etme politikaları adım adım hayata geçirilmektedir. Bu bağlamda çıkarılan 644 ve 648 Sayılı KHK'lerle Meslek Odalarının işlevsizleştirilmesi ve özerk / kamusal kimliklerinin ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Anayasaya açıkça aykırı olan bu düzenlemelerin Anayasal güvenceye kavuşturulması için "Yeni Anayasa" hazırlıkları da gündeme getirilmektedir. Kökleri Osmanlıdaki Ahilik sistemine kadar uzanan, 1924 Anayasası ile "tüzel kişiliğe" kavuşan, 1961 Anayasası ile "kamusal kimliği" güvence altına alınan, 1982 Anayasasının kısıtlarına rağmen bu niteliklerine dokunulmayan 57 yıllık geçmişe ve birikime sahip TMMOB'ye bağlı Meslek Odalarının KHK'larla işlevsizleştirilmek istenmesi karşısında bütün olanakların seferber edilmesi gibi tarihsel, mesleki ve toplumsal sorumluluğun bütün duyarlı kesimlerce omuzlanacağı inancını taşımaktayız.
    MİMARLAR ODASI

Konu ile İlgili Bilgi

Users Browsing this Thread

1 adet kullanıcı bu konuyu ziyaret ediyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)

Mesaj Yazma Hakları

  • Yeni mesaj gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap veremezsiniz
  • Mesajlara ek yükleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •