36 sayfanın 6. sayfası İlkİlk 1234567891011121314151617 ... SonuncuSonuncu
533 sonuçtan 76 ila 90 arası gösteriliyor.

Konu: Mimarlar Odası 40. Dönem Seçimleri (Mart 2008)

  1. #76
    Arkitera Üyesi
    Kayıt Tarihi
    08-09-2001
    Mesaj
    309
    Ben izninizle gidermeye çalışayım merakınızı... bu kelimeler sadece mimarlıkla ilgili terimler olamaz. Avukatlar da, mühendisler de, doktorlar da, dişçiler de, haritacılar da, bahçıvanlar da, muhasebeciler de bu kelimelerle görüşlerini bildirebilir, bildirmelidir. Bunlar çağdaş bir insan olmanın gereklerini tanımlarlar ve kullanımı sadece mimarlık meslek odasının tekelinde değildir. Bu kelimeleri kullanarak ben isterseniz size en alasından bir Serbest Muhasebeciler Odası genel seçim bildirgesi de yazabilirim. Ne demek " insanı merkeze alan tasarım" açıklar mısınız? Bunlara karşı çıktığım için ben bir mimar olarak tasarımlarımda "hayvanları mı merkeze" almış oluyorum? "Küreselleşme yanlısı mimar" tarifini yapabilir misiniz bana? Ben hiç "bugün ne kadar küreselleşeceğim acaba" diye işe giden bir mimar görmedim. Siz açıklayabilir misiniz? Mübalağa ederek kendimi ifade etmeye çalışıyorum, bunlara takılıp cevap vermeye kalkmazsınız umarım. Bu yüzden bu kelimerle mimarlıkla birebir ilişki kuramıyorum kusura bakmayın. Bu kelimelerle doldurulmuş bir metni okumam bile. O kadar içi boşaltılmış joker laflardır bunlar. Bu argümanı anlamayanlar için daha da basitleştireyim: Meslek Odaları, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini alsınlar her dönem, program olarak koysunlar o zaman. Her insan özgür doğar, fikirlerini özgürce beyan eder, filan falan... ee, sonra? Bu mudur sadece Meslek Odası'nın ilgi alanı.

    Artık genel kabul görmüş bazı şeyleri aşıp üstüne ne ekleriz diye düşünmek lazım. Yönetim anlayışınızı "Sadece" bu terimler üzerine kurup da bu evrensel kabul görmüş insanca yaşama değerlerinin koruyucusu olarak sadece kendinizi görüp de, bunun üzerine başka şeyler eklemek isteyenleri de bu değerlerin karşısında gösterme komplosu, yeni muhafazakarlığın bir başka versiyonu.

    Korumacılığa filan da karşı değilim bu arada. Ama korumanın paranoyasını yaratıp da sadece bundan prim yapmaya çalışanlara ve sadece en iyi koruyanların kendileri olduğunu savunanlara sonuna dek karşıyım. Behiç Bey bu yüzden beni çok şaşırttı. Öyle bir sıralamış ki, sanki Mimarlar Odası olmasaydı AKM yıkılmıştı, Moda'ya Otoyol girmişti filan. Moda'ya otoyol girmesin diye hareketi başlatan "Mimarlık için Mimarlar" hareketinin de başından beri içinde olan Aykut Köksal'dır ve Arkitera Mimarlık Merkezi de sonuna kadar bu kampanyayı takip edip destek vermiştir. Sadece Mimarlar Odası veya sadece Arkitera değil, bir sürü başka kurum, sivil toplum örgütü ve birey de bu kampanyalarda destek verdi. Ne demek Mimarlar Odası olmasaydı Moda'ya otoyol girmişti?

    Lütfen düşünce tembelliği yaratan bu joker laflardan ve sloganlardan uzak duralım da işimize bakalım.

  2. #77
    Murat Artu
    "1994 senesinde İTÜ Mimarlık Fakültesi, mimar olduğuma dair bir diploma verdi." (Ö.Kanıpak)

    Ömer birçok mimarlık mezunu gibi kendisini özdeşleştiremediği için Oda'ya üye olmaz.
    Aradan yıllar geçer 2008 yılına gelindiğinde her ne sebeptense üye olmaya karar verir ve Oda'ya gider.

    -Ömer bey, Ondört yıllık aidat borcunuz var. Cezasıyla....
    -İyi de, üye olmadığım bir yere nasıl aidat borcum olur ?
    -Olsaydınız, olmalıydınız.
    -Eh ! hiçbirşeyinden de faydalanmadım, hiç servis almadım.
    -Faydalansaydınız, alsaydınız
    -Bu yaptığınız haksız hukuksuz.
    -Bizim derdimiz hakla hukukla değil Ömer bey, tuttuklarımız ve yakaladıklarımızla.
    Memurlar ve öğretim üyeleri dışında herkezi tutarız. Bizim işimiz bu, gücümüz yetene saldırırız.
    İcraya verdiklerimizi duydunuz değilmi ? Bekledik hiç ses etmedik birikince...Çat....
    -Niye peki ?
    -Para lazım. Bakın şimdi Safranboluya gezi düzenledik iki gün iki gece.
    Yeni mezun 35.-Ytl. çalışmayana bedava. Bedava gezi yahu nerede görülmüş ?
    -Yani benden alacağınız paralarla...
    -Cebimden verecek değilim ya !!!!
    Bak sen okadar üstüne alma, esas parayı mimarlık yapanlardan alıyorum.
    Bütçemin %85' onlardan, sermayenin işbirlikçileri, satılmış projeci mimarlar.
    Sen projecisiz mimarsın dimi ?
    -Başka çare kalmadı herhalde, anladığım kadarıyla Oda'dan başka yerde mimarlık yapılmıyor.
    -Güzel sevdim seni. Söyle bakalım gezi niye bedava ?
    -Seçim geldi diye....
    -Aferin ulan. Vermeden almak Allaha mahsus. Sonrada onlar çaktın dimi ?
    -Anladım
    -Ömer sevdim seni. Aidatı filan unut seni Oda'ya alırız, Oda'da çalışanların üye olması gerekmiyor.
    Kıvrak çocuksun, icralı işbirlikçi mimarlara bakarsın.
    Maaşınıda sen belirle. Benden fazla olmasın haa...
    -
    En son Murat Artu tarafından düzenlendi : 23-01-2008 15:46

  3. #78
    cbekleyen
    Ömer KANIPAK'ın dikkatlerine;
    "Peki neden “Mimarlık için Mimarlar” grubunu destekliyorum, üstelik her şekilde odaya üye olmayı ve meslek odalarının varlıklarını hala ciddi şekilde sorguluyorsam."
    demek sizce yeterli mi?
    * Meslek odalarının varlıkları, hukuken yasaya dayanmaktadır,
    * Meslek odalarının varlıklarının sorgulanmasını, dışardan değil de(Hariçten gazel okuyormuş durumunda olmamak), içerden yapmak daha erdemli bir davranış olmayacak mı? sizin için,
    * Meslek odalarının,yaptırımcı gücünü eksik bulabilirsin, geliştirilmesine katkı sunamaz mısın?
    * Meslek odamızı, bende zaman zaman eleştiriyorum, adımımızı kapısından içeri attığımız, farklı gerekçelerle oda çalışanları ile görüştüğümüz olmuştur, bende girdiğim ortamın genel görüntüsünün mükemmele yakın, çalışanlarının güleryüzlü,cana yakın tavır içersinde olmalarını arzu etmekteyim,bu güzellikleri sağlıyacak olan, günün oda yönetimleridir, sağlıyamıyorlarsa o yönetim beceriksizin tekidir, bunları da diyebilmek için, öncelikle lütfen odanıza üye olun,aidatlarınızı ödeyin, eleştirilerinizi içeride yapın,
    * Oda'ya üye olmakla, oda'ya vereceğiniz bugünün değeri ile ay'da 10 YTL'yi, gereksiz olan nerelere harcamıyoruz ki, lütfen bu bedeli enayi parası olarak değerlendirmeyin, oda'nın hiçbirşey yapmadığına inanıyorsanız bile, sosyal ve teknik aktiviteleri bile (bazılarında ayrıca cebinizden ek bedel ödersiniz) insani ilişkilere bir katkıdır, asosyalleşmemize engeldir,
    * Meslek odalarına herhangi bir iş için gidenler ve orada size hizmet verecek olanlar, peşin hükümlü olmamalıdırlar, önyargılı olanlar, şayet ne yaptığını kendisine sorgular ise, daha sonra, mutlaka mahçup durumlara düşmektedirler, uygar kalanlar da, karşı taraftan özür dileme erdemliğine ulaşabilmektedir,
    * Sayın, Ömer Kanıpak;Şayet desteklediğin grubun, yönetime gelir ise,kaçacak delik bu sefer zor bulacaksın, bu "üye olmama" manifestosuna son vereceksin!!! gibi gelmekte bana,
    Umarım, Meslek odalarına karşı takınmış olduğunuz bu katı halinize, gençlere örnek olacak tarz'da, son verirsiniz...
    Esenkalın...

  4. #79
    Toplam 6 sayfa ve 80 uzun mesaj. Toplamda 1 -2 taneyi geçmiyecek savunma. Bu kadar eleştiriye karşı , çıkıp mimarlar odasını savunacak oda çalışanı, yönetimden herhangi biri yok mu ?
    Şahsa ve kuruma bu kadar eleştiri yapılırken kendisini savunmayan bir yönetim nasıl başka mimarların hakkını savunur merak ediyorum.
    Saygılarımla
    onur

  5. #80
    Aydan Balamir
    Arkitera Forumdaki yazışmaları topluca okumak umutlandırıcı oldu, "Mimarlığa Yol Açın!" girişimini yürekten destekliyorum. Bildiride imzası bulunan isimlerin Mimarlar Odasına topluca sahip çıkmalarından daha umutlandırıcı ne olabilir? Mimarlar Odası, eğer gerçekten mimarların odası ise, bugüne kadar uzak durmuş olmalarını sorun etmeli ve yönetime katılımlarını sağlamaya çalışmalıydı. Odacılığı meslek edinmiş sabit kadroların bu girişimden rahatsızlık duyması normaldir; sınırlı bir vokabüler içinde kaleme alınmış yazılar yoluyla, edinilmiş nişler korunmaya çalışılacaktır. Ortalama mimarlık pratiğinin yüz kızartıcı düzeylerde seyredişini hep mimarlık dışı etkenlerle ("rant canavarı" vb.) açıklama kolaylığına kaçıp, vize verdiği binalardan oluşan yapılı çevreyi görmek istemeyen bir Mimarlar Odasının, baştan aşağıya yenilenmesi gerekir. Bu yönde kararlık gösterdiği anlaşılan girişimin başarılı olmasını diliyorum.
    Aydan Balamir

  6. #81
    Bu akşam 19:00'da, NTV'de, Mimarlık İçin Mimarlar hareketi adına Atilla Yücel konuşacak.

  7. #82
    Simla Sunay Ozdemir
    Öncelikle bu bir savaş değil. Bu nedenle Mimarlar Odası'nı yıpratacak bir dil kullanılmaması gerektiği kanısındayım. Bu hareketin içinde olsam da mevcut yönetimin çalıştığı dönemde çıkarcı davranmadan, özveriyle, kamuyu ilgilendiren projelere, gerçekten "toplumcu" yaklaştığı kanısındayım. Mücella Yapıcı ya da başka bir meslekdaşımın, birebir hedef gösterilmesi taraftarı hiç değilim. Amaç bu değil. Şu anda doğru olan isimler üzerinden bir gerginlik yaratmak yerine, kamu projeleriyle ilgili tavrı da içeren programın açıklanmasıdır. Aksi takdirde oluşacak keskin kutuplaşmada kaybeden mimarlık olacaktır ki Turgut Cansever'e katılıyorum. Bu nedenle taraf veya değil herkesi, seçime az bir zaman kala, asıl amacın kendisi üzerinden saygı ile tartışmaya davet ediyorum.

    Bununla beraber, haraket, daha "çok" bina yapmak için değil daha "doğru" yapmak içindir. Kaldı ki, amaç "kamu yararı" olmasa, zaten iş hacmi yüksek olan bu kadar mimar salt kendi hedefleri için bir araya gelmez ve taşın altına ellerini koymazdı diye düşünüyorum. Bu insanlar öyle ya da böyle zaten mimarlık pratiğinin içinde yer almaktadırlar.

    Hükümete muhalif pek çok yazımın arkasında durarak, bu hareket içinde, AKP yandaşı ya da Kadir Topbaş ortaklığı benzeri bir durum sezdiğim ilk anda bu hareketten ayrılmakta hiç tereddüt etmem.

  8. #83
    Sevgili Simla,
    Eyüp Muhçu, Afife Batur ve Behiç Ak yargısız infaz yaparken susup oturmak ancak geçen defalarda olduğu gibi seçimi kaybettirebilir.

    Sağduyuya sonuna kadar evet. Ama önce bu sağduyunun yönetici koltuğunda -hele ki akademisyen koltuğunda- oturanlar tarafından gösterilmesi lazım.

    Yıllardır mimarlar odasız yaşadı. Artık bu oyuna gelmememiz lazım. Kışkırtmalarına aynı güçle cevap verilmesini önemli bulduğumu söylemek isterim.

    "AKP işbirlikçisi" ve diğer tüm çirkin yapıştırmaların sen söyledin diye ortadan kalkacağını asla düşünmüyorum. Soyadları nedeniyle, mimarlık yaptıkları için veya başka tuhaf argumanlar ile linç edilmek isteyen büyük çoğunluğun artık kendine ait olan yönetim erkini ele alması gerekli.
    En son ayasofya tarafından düzenlendi : 23-01-2008 17:23

  9. #84
    Biraz önce Açık Radyo'da Sayın Deniz İncedayı'nın beyanatını dinledim.

    Çok tekrarlı bir konuşması oldu. Bazen aynı cümleleri tekrarladığı için ben özet geçiyorum. Kendisi gerekirse forumumuza üye olup eksiğim varsa ekleyebilir.

    Kendilerine karşı grubun "ticari" tarafı temsil ettiğini söyledi.
    Mimarlar Odası'nın her şeye karşı olmadığını ancak proje çizilmemesi gereken yerde düşünsel paltrom yarattığından bahsetti.

    Ayrıca programı sunan kişi, "Mimarlara yol açın" hareketinin web adresini de verdi ama doğrusu bu hareketten birinin de konuşması olurdu.

    Sayın İncedayı, teknik kongrenin ve oylamanın yapılacağı yeri de dinleyicilere aktardı.

    Şimdi Sevgili Simla,
    İşte bunun gibi bir programda yapılan konuşma gibi kibar ve düşüncelerini belli eden konuşmalar olsa biz de bu kadar sert yazmazdık.

    "Konsept giysi" bizi hareketlendirmedi, Mimarlara mektup gibi Oda'nın imkanlarını kullanan saçma sapan bir yazı hareketlendirdi.

    Bhiç Ak'ın hepimizi AKP'nin adamı yapması bizi çok çok üzdü. Bu haddini bilmezlik nedir cevap ver. En azından töhmet altına aldığın kişilerden, kendim adına soru sordum. Cevap yok.

    Kısaca bu yöntemi belleyen ve kullananlar biz ya da ben değilim.

    Mücella Hanım ve Behiç Bey'in yazılarının bir kere daha okunması argümanlarımın doğru olduğunu açığa çıkartacaktır.

    Deniz İncadayı'nın konuşması kibardı. Yani bizi AKP adamı yaptı mı yapmadı mı bilemem ama bu halka açık konuşmasında sadece "ticari" düşünceli dedi. Katılmıyorum dediğine ama en azından suçlamadı töhmet altında bırakmadı.

    Aradaki fark budur.

  10. #85
    midred
    ömer bey, bulunduğumuz şu dönemde tüm bu kelimelerin,terimlerin daha da anlam kazandığını farkeden tek kişinin ben olmadığımın farkındayım. Mimarlık sadece, çizgilerden noktalardan ibaret değildir. Bir oda olarak alınacak tutumun kültürel,çevresel ve insan bazında olumlu ve olumsuz etkilerinin ne kadar büyük olacağı hepimiz tarafından bilinen bir gerçektir.Mimarlık için Mimarlar grubunun bildirilerinde bunların yer almaması bence bir artı değildir.Gerçekleri insanlara söylememek de bir marifet değildir. Ayrıca tamamen elimdeki internet imkanı ve sizin kapsamlı siteniz yoluyla öğrendiğim Tarlabaşı ve Haliç kentsel dönüşüm projelerinde isimleri bulunan mimarların bildirilerde imzalarının olduğunu görünce de, kendi adıma şaşırdım ve önceden sıcak baktığım bu grubu sorgulamaya başladım. Araştırdıkça alttan daha bir sürü şey çıkmakta ama hadi hayırlısı..
    Körü körüne bir savunucu olarak gözükmek istememekle beraber çok eleştirdiğiniz mevcut oda yönetiminin bu konudaki tutumu bence hayranlık vericidir. Gençlere kapıları kapalı dediğiniz oda,biz ne zaman gitsek kapısını bize sonuna kadar tüm imkanlarıyla açtı. Ödevlerimizde, araştırmalarımızda en büyük kaynağımız sizin arşiviniz ve mimarlar odası kütüphanesidir.Hocalarımızın bile bizimle ilgilenemediği noktalarda özellikle proje tashihlerinde ben kendi adıma büyük yardımlarını o gördüm. O açıdan Odayla gençler arasında bir iletişimsizlik sorunu varsa bence bu tamamen odadan kaynaklanan bir problem olamaz. Ben çok da güzel iletiştim

  11. #86
    ÇelikErengezgin
    Arslan parçalar,

    Bir gün, konu başlığı ibarenizdeki gibi "Mimarlık İçin Mimarlar" yerine "İnsanlık İçin Mimarlık" demeyi öğrendiğinizde sıkıntılarınız sona erecektir. "Gençleri desteklemek gerek" diyen ben dahil dinozorlar şunu bilmelidir ki, o gençler kendiliklerinden ortaya çıkacak cesareti bulamadığı sürece yaşlı pimpirikler boşuna bekler.. Peki neden bulamıyorlar o cesareti derseniz, dönüp kendinize bakınız.. "Ben var ya ben" demekten vazgeçip, hanginiz yüreklendirecek bir söz söyledi ki onlara.. Hanginiz "artık sıra sende" deyip güle oynaya yerini terk etti ?. Hangi kurtlar sofrasında gençler akla geldi ?.. Hangi hoca efendi, "sen mimar olamazsın hiç ümitlenme" yerine "sen önce insan olmalısın, gel benimle" diyeblldi ?..

    İnsan yiyen makineye çevirdiniz öğretim kurumlarını.. O sistemin ürünü olan kişilerin kendilerini dar bir alana kapatmasından da sonunda rahatsız oldunuz.. Uzaydan mı geldi o yöneticiler ?.. Siz ürettiniz !.. Çoğunuzun bu çarpık gidişin yolcusu olduğunu gözlemlediğimden, başkaldırı niyetine imzaladığınız bu manifestoyu anlamsız buluyorum.. Destekliyormuş gibi görünüp gençleri kendinize güldürmeyin !... Mimarlığa, "değmesin yağlı boya" diyerek yol açılmaz. Hele bir "insanlığa yol açın". Ulvi mesleğiniz için, yok efendim kutsal telif haklarınız için endişelenmek yerine halk için ülkeniz için kaygılar taşımayı öğrenin. Geleceğe aydınlık yollar açın, mimarlık da o yoldan güle oynaya geçer merak etmeyin....

    Hoş olmuş , ferah olmuş, bilmem ne ekolünden olmuş, üç dört güncel ve genellikle ithal formu bol bulamat kullanmışlık sığlığında tasarımlar yapan, beton dahil başa bela, alüminyum dahil enerji canavarı malzemeler üzerine yoğunlaşan varyasyonlarda ısrar edip, sürdürülebilir bir gelecek için en ufak bir kaygı taşımayan, beton yada çelik yapıyı ahşap kapladığında doğaya saygı gösterdiğini sananların aklına şaşıyorum. Güneşin nerden doğduğunu bile önemsemeyen rüzgar ne işe yarar bilmeyen, trafo binası yerleştirir gibi kentsel tasarımlar yapan yön fakiri mimarların cemi cümlesini kınıyorum.. Böyle giderse olmayan bir Türkiye üzerinde tartışacak bir şey de kalmayacak.. Sizler “o olsun, bu olsun" diye tartışırken enerji bedellerini ödeyemez hale gelecek olan ve bu bedelin yarısından sorumlu olduğunuz güzel ülkeyi tek bir kurşun atmadan ele geçirecekler a dostlar.. Önce uyanın ve sonra uyandırın..

    Evet geçler, sizlere destek yüzlerce imza yerine, sadece “bir” gencin yada genç grubun dile getireceği kaygılar ve liderlik beklentisi benim için çok daha değerli ve yüreklendiricidir. Sığınmayın arkasına gölgelerimizin. Çıkın isminizle ortaya. Güneşi alnınızda hissedin !..

    68’in göbeğinden bir mimar..

    Çelik Erengezgin

  12. #87
    Kapalı olan kısımlar

    Mali bilançolar
    Ve tabii Oda'dan maaş alan kişilerin maaşları ve neden bu maaşları hakettikleri
    Kongre Vadisi yarışmasının dava sonuçları ve ödenen faiz ve ana para
    "Hemen hemen tamamlanmış" E-oda çalışmaları

    Gibi gibi konular.

    Oda'nın kucak açtığı konular vardır, Beykoz'da 27 katlı bir binanın engellendiği bir davası da vardır.
    Ama Acaristanbul'a verilen vize de vardır. Sizce ticari değil mi bu yönetim.

  13. #88
    Mithat Akman
    Bu sabah ODTÜ Mezunları listesine Behiç Ak mesajı gönderildi. Gönderen de şimdiye kadar yazdıklarını takdir ettiğim bir kişi. Birkaç mesaj yazarak gönderinin tez içermediğini ve sadece suçlama amaçlı olduğunu belirttim, gönderene bazı sorular sorarak bu mesajı listeye ulaştırarak suçlamalara katılmış olduğunu anlattım. Gönderen kişi de mesajı sadece bir karşı görüş olarak yolladığını yazdı ve sorularımı onların yanıtlamasının uygun olacağı gerekçesi ile M. O. yöneticileriyle Behiç Ak'a iletmek için izin istedi. Gönderebileceğini yazdım.

    İsim ve mesaj metnini etik gerekçelerle buraya yazmıyorum. Ancak görünen o ki, her ortamda ve platformda yoğun bir mücadele sürdürülüyor. Benim örneğimde olduğu gibi ilgisi ve bilgisi olmayan kişiler bile sadece tanışıklıkları nedeni ile bu tartışmanın içine girebiliyorlar. Bu sebeple yanıt vermekte ve açıklama yapmakta çekingen davranılmaması gereği ortaya çıkıyor. Suçlamalara yanıt vermek ve bilgilendirmek için tüm olanaklar kullanılmalı diye düşünüyorum.

    Sevgi ve saygılarımla,
    Mithat Akman

  14. #89
    Hemen bunun üzerine ben de bugün İç Anadolu'dan bir kentimizden arkadaşlarımla yaptığım görüşmeyi aktarmalıyım: Bu hareket "Hilton ve Galataport'a izin verme operasyonu" olarak lanse ediliyormuş oralarda.

    Ve tabi ki şu söylenti ile "AKP Oda'yı ele geçiriyor." El insaf.

    Yeniden sevgili Simla'ya ve arada yöntem konusunda beni telefonla arayarak uyarı yapan değerli mimarlara Mithat Akman'a sonuna kadar katıldığımı belirtmek isterim.

  15. #90
    USTABASI
    Merhaba,

    gördügüm kadariyla tartisma cok yanlis bir zeminde yürüyor.

    Mimarlar Odasinin idari islerini yürütecek yasal bir kurumu olmayinca dogal olarak yönetim kurulu durumdan vazife cikararak ayni zamanda müdüriyet görevinide yürütmekte ve dolayisiyla iki görev birden yapmakta hal böyle olunca uzun yillardan beri kurumda calisan kisilerde hedef haline gelmekteler buna birde bizim öküz altinda buzagi arama kültürünüde ilave ettikmi mimarliga yol acin adinda bir tablo ortaya cikmakta.

    uzun yillardan beri odanin müdüriyetinde calisanlar konusunda asagidaki linki tikladiginizda karsiniza bayagi bir kabarik liste ciktigini göreceksiniz , bu listedekiler eger bir aksilik olmazsa orada emekli oluncaya kadar calisacaklar ve bundan dolayida o kisileri suclamak kimsenin aklinin ucundan bile gecmeyecektir.

    örnek verdigim oda müdüriyeti Almanya NRW Mimarlar Odasi

    AKNW - Wir über uns - Gremien/Geschäftsstelle - Geschäftfsstelle

    yine ayni odanin asagida linkini verdigim sayfasina baktiginzde yine kabarik bir yönetim kurulu listesi göreceksiniz bunlarda

    cesitli mimar listelerinin demokratik usullerle ve nisbi temsil usulü secimiyle yönetime gelmis bir yönetim kuruludur, her 5 yilda bir secilirler

    AKNW - Wir über uns - Gremien/Geschäftsstelle - Vorstand

    tüm organlar ayni sekilde 5 yilda bir secilir yaklasik 200 kisiye yakin bir kitle bkz. asagidaki linkteki liste

    AKNW - Wir über uns - Gremien/Geschäftsstelle - Vertreterversammlung - Listen und Listenplätze

    5 yil süreyle görev yapan bir kisi kazara 2 dönem secildiginde karsimiza 10 yil gibi bir sürec cikarki böyle bir süre türkiye sartlarinda zinhar olmaz damgalar hazirdir

    bence kisilerle ugrasmak yerine sistem konusunda kafa yormak gerekecektir

    farzedelimki cok sikayet edilen oda yönetimi degisti ve yeni bir kadro isbasina geldi , bu yeni gelenlerin ayni sistemi yillarca elinde tutmayacaginin garantisini kim verecek

    sonra cok sikayet ediliyorda neden sikayet edenler kendileri bir insiyatif olusturup yönetimde yer almadilar,

    bir kurumun basinda amatör olarak bulunmasi gereken kisiler süre uzadiginda otomatikman profesyonellikle suclanirlar bu dogaldir

    bir an önce profesyonel kadronun ve amatör kadronun ayrilmasini saglayacak yasal bir düzenlemeye ihtiyac var



    murat artunun mimarlar odasi mimarlik icin var söylemine katilmiyorum

    eger böyle bir sey gerceklesirse üyesine yabanci sadece mimarlik düsünen bir mekanizma karsimiza cikarki istenen bu degildir bence oda hem mimarlik icin hem kamu icin hemde üyesi icin varolmalidir

Konu ile İlgili Bilgi

Users Browsing this Thread

1 adet kullanıcı bu konuyu ziyaret ediyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)

Konunun Etiketleri

Mesaj Yazma Hakları

  • Yeni mesaj gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap veremezsiniz
  • Mesajlara ek yükleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •