3 sayfanın 2. sayfası İlkİlk 123 SonuncuSonuncu
34 sonuçtan 16 ila 30 arası gösteriliyor.

Konu: Nevzat Sayın

  1. #16
    tepkim
    Nevzat bey,
    Irmak kolejinin önünden (sahil tarafından) geçerken iki şey beni rahatsız ediyor.
    1-Çam ağacı dokusu kolej önünde kesiliyor. Eskidende mi ağaçsızdı orası?
    2-Irmak'ın bez panoları. Sizi de rahatsız etmiyormu? Mimar olarak bir çözüm öneremezmisiniz.




  2. #17
    Nevzat Sayın

    2. soruya cevap

    Kuşkusuz sadece geometri veya göz veya başka bir şey değil. Oldukça karmaşık ve yoğun bir "kıstas" yığını var Ancak kimi zaman konuşma bunlardan biri üzerinde gerçekleşebilir. Burada da öyle.

    Fabrika yapıları gerçekten de toplumun iki ucunun aynı yerde buluştuğu mekanlar. Diyalektiğin temel kurallarından biri zıtların biraradalığı. Burada da mavi yakalılar ve beyaz yakalılar için içiçe iki ayrı yapı var. Girişleri, içerideki değme noktaları ve geçirgenliğin sınırları ile olması istenenle gerçek arasındaki mekan.

    Irmak'ta birkaç basit gerçeklikten söz edilebilir. Cadde ile deniz arasındaki uzun yapıda bütün mekanlar ortak alan yardımıyla denize açılır. Yemekhane, spor salonu gibi mekanlar birçok açıdan görünür ve ortak büyük mekan duygusunu güçlendirir. Bu bütün okul yapısını bir FORUM alanı gibi düşünmemizi sağlar. Alışıldık anlamda bir "ana giriş" yoktur. Bina ile ilişki daha çok kendiliğinden kurulur.

    Bütün sınıflar yere kadar inen doğrularla önlerindeki balkona açılır. Bu, sınırlı bir alanda boğucu, kapalılık duygusunu yok eder. Son kat, özel derslikler'e yani, öğrencilere ayrılmıştır. Önlerindeki geniş teraslarla birlikte büyük ortak mekan duygusunu yeniden üretir ve çocukların mekanı olmayı becerir.

    Peterchule ile kurulan benzerlikten memnun olduğumu söylemeliyim. Özellikle asılı teraslarla sınıfların önündeki balkonlar arasında iyi ilişki var. Fonksiyona dayalı kriterleri az önce anlatmaya çalıştım. Kuşkusuz var. Ve bence hala en önemli kriter bu; Fonksiyon.

  3. #18
    Nevzat Sayın

    Fluxus

    Benim tercihim zarif bir mektup.

  4. #19
    Nevzat Sayın

    sound

    evet. bu da ayrı bir tasarım konusu. Belki de bu yüzden tasarımın ve sözün başkaları tarafından yapılması daha doğru. Soru-cevap iyi bir yol.

  5. #20
    Nevzat Sayın

    doktor

    Ahşap bizim unutulmuş geleneğimiz. Endüstriyel olarak kullanımı ile geleneksel kullanımı arasında çok büyük farklar yok. Olanakları çok geniş çağdaş bir malzeme olmasının yanı sıra bildik, tanıdık bir şey. Burada kullanım kararının en önemli kriteri üst yapı ağırlığını azaltmaktı.

  6. #21
    Nevzat Sayın

    Aylin

    Ne yazık ki gelmedi. Gürültüden olabilir. Çünkü çocukların sesi şantiyeden daha çok..! Kısacası niyet iyi ama yer seçimi yanlış.

  7. #22
    Nevzat Sayın

    aslı

    Her zaman "bir bakış açısı" vardır. Tarafsızlıktan çok taraflılığın niteliği olmalı sorun. Mimarlık konuşulup, tartışılan bir şey olmaya yeni başlıyor ve her "yeni" gibi kendi sorunlarını da beraberinde getiriyor. Taraflı ya da tarafısız daha çok konuşmalıyız. "Fotojenik kısmı" hep var.

  8. #23
    Nevzat Sayın

    publisher

    GÖN ve BOŞLUKTAKİ BEYAZ EV için bulundukları yeri başkalaştırdıklarını söyleyebiliriz. DİKİLİ-SENAN evi ise tam tersine bulunduğu yerde kaybolmak üzerine kurulmuştur. Sonuç da tam olarak böyledir.

    Her yapı bulunduğu yer varlığı ile değiştirme potansiyelini taşır. Tasarımın girdilerinden biri olarak bu bilgi, nasıl kullanıldığına bağlı olarak sonucu doğrudan etkiler. Her sorun kendi öznel koşullarıyla belirlenip çözümleniyor. Her zaman değil ama kimi zaman çabalarımdan biri budur.

    Sanırım benim bütün yapılarım için devamlılık önemli bir özellik. Sürekliliğe hep inanırdım ama onu inşa edeceğimi düşünmemiştim. Şimdi ben de biraz mesafeli izliyorum ve onaylıyorum.

    "özgürleşmeye eğilim" o kadar çok işleniyor ki sanırım ben öbür uca doğru gidiyorum. Sınırlar giderek daha çekici geliyor.

    1930'lardan bugüne ne yazık ki parlak bir gelişme yok. Belki de bu yüzden -tekil çabaların dışında- yakın geçmiş olarak 1930lar benim çıkış noktalarımdan biridir. Son on yıldır mimarlığın daha çok gündemde olduğunu bunun da süreci ve sonucu olumlu etkilediğini söyleyebiliriz.

  9. #24
    Nevzat Sayın

    blur

    Gön 1.yapı bütünüyle bana ait olan ilk yapı. Sonraki yapılarla ilgili birçok iz taşısa da ayırarak düşünmekte yarar var. Özellikle cephelerinde gereksiz zorlanmalar olduğu çok açık. 1. ve 2. Gön arasında ise çok zaman var.

  10. #25
    Nevzat Sayın

    erdem emre

    Mimarlık iyimserlikle yapılabilir birşey. Kuşkusuz geleceğin iyi olacağını düşünüyorum. "Yeteri kadar" mı bilmiyorum ama doygun olduğumu söyleyebilirim.

  11. #26
    ede

    mimarinin yeri

    turkiyede mimarligin yerinin ne oldugunu ve nereye gidecegini dusunuyorsunuz?

  12. #27
    Nevzat Sayın

    publisher

    Herşey "ruhun savaş alanıdır". Mimarlık da. Kuşkusuz "Mimarlık" gergin bir faaliyet ama "YAPI" bu gerginlik içinden çıkmış olsa da dingin olmalı. Ve yeni savaşların alanı olmayı becerebilmeli.

  13. #28
    Nevzat Sayın

    tepkim

    Hiç ağaç kesilmedi hep öyleydi. Bez panolardan nefret ediyorum ama elimden birşey gelmiyor. Belki onları yakmalıyım.

  14. #29
    Benim merak ettiğim bir konu daha var:

    Yapıblok kullanımında sizin uygulamalarınızda daha başarılısını göremedim şimdiye kadar, buna malzemenin üreticisi Yapı Merkezi'nin kendi uygulamaları dahil.

    Siz mi Yapı Bloğu Yapı Merkezi'ne yoksa onlar mı size öğretti?

  15. #30

    Teşekkürler

    Nevzat Sayın'a bu yeni bölümümüzün ilk konuğu olduğu ve bizlere zaman ayırarak soruları cevapladığı için teşekkür ediyoruz.

    Nevzat Sayın'dan gelen istek doğrultusunda konu kapatılmayarak yeni mesajlara açık bırakılmıştır.

    Nevzat Bey, olası yeni sorulara zaman içinde yanıt vereceğini belirtmiştir.

Konu ile İlgili Bilgi

Users Browsing this Thread

1 adet kullanıcı bu konuyu ziyaret ediyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)

Konunun Etiketleri

Mesaj Yazma Hakları

  • Yeni mesaj gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap veremezsiniz
  • Mesajlara ek yükleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •