4 sayfanın 2. sayfası İlkİlk 1234 SonuncuSonuncu
53 sonuçtan 16 ila 30 arası gösteriliyor.

Konu: İshakpaşa Sarayı Restorasyonu

  1. #16
    Bildiğimiz Cengiz Kabaoğlu'nun ofisi bu.

    Arkitera.com'dan hemen KABA Mimarlık'tan konu hakkında görüş almasını istememiz lazım bu durumda. (Büyük olasılıkla bu konuyu takip ediyorlardır ama yine de bazen kendi kendine harekete geçerek görüş bildirmek güç olabiliyor.)

  2. #17
    Arkitera Üyesi
    Kayıt Tarihi
    08-09-2001
    Mesaj
    309
    3.500.000 lira boyle onemli bir yapinin restorasyonu icin normal bir bütçe midir? Bilen var mı?

  3. #18
    3.500.000 lira boyle onemli bir yapinin restorasyonu icin normal bir bütçe midir? Bilen var mı?

    Bayındırlık Bakanlığı rakamlarına göre 2009 m2 restorasyon maliyeti 1.528 TL.

    Bütçe bu rakamlardan çıkmıştır.

    Ama burada sorun maliyet sorunundan çok yaklaşım sorunu gibi görünüyor. İshakpaşa Sarayının toplum belleğine yerleşmiş bir silueti ve durumu vardı. Bunu bu derece değiştirmek her şekilde kabul edilemez olacaktı.
    Dün uzun uzun Emre Arolat'ın Fener Balat yenileme projei hakkında yazdıklarını okudum. Bir alıntı yapacağım, bu yapıda da ayn ısorun var, çerçeve sosyal olmasa da...

    Emre Arolat
    Biz mimarların bir derdi var; hepimiz öyleyiz, ben de öyleyim, bunu itiraf etmek durumundayım, biz yapma-etme hastasıyız, böyle sürekli bir şeyler çizmek, yapmak istiyoruz, onu da yapalım, bunu da yapalım, bir açlık içindeyiz ama bunun bir sosyal çerçevesi olmalıdır
    En son phin tarafından düzenlendi : 11-11-2009 14:00
    Yazı ve fotoğraflarımın her türlü hakkı bana aittir, alıntı yapmadan ve kullanmadan önce lütfen izin alın.

    Y. Mimar Seda A. Öztek
    www.oztekmimarlik.net

  4. #19
    Alıntı Orijinal metin phin tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
    Dün uzun uzun Emre Arolat'ın Fener Balat yenileme projei hakkında yazdıklarını okudum. Bir alıntı yapacağım, bu yapıda da ayn ısorun var, çerçeve sosyal olmasa da...
    Eğer söyleşi üzerinden bir benzetme yapacaksak burada anahtar kelime kültür herhalde.

    Alıntı Orijinal metin Emre Arolat tarafından gönderilmiş
    Biz mimarların bir derdi var; hepimiz öyleyiz, ben de öyleyim, bunu itiraf etmek durumundayım, biz yapma-etme hastasıyız, böyle sürekli bir şeyler çizmek, yapmak istiyoruz, onu da yapalım, bunu da yapalım, bir açlık içindeyiz ama bunun bir KÜLTÜREL çerçevesi olmalıdır

  5. #20
    Wikipedia'da 7.600 m2 zemin alanı olduğu yazılmış. Kabaca: 7.600x1.528= 11.612.800 TL. yapıyor..

    İshak Paşa Sarayı
    Erdem Akbıyık

  6. #21
    Arkitera Üyesi
    Kayıt Tarihi
    08-09-2001
    Mesaj
    309
    Restorasyon maliyetinin m2 uzerinden standart haline getirilmesi cok saçma aslında. İshakpaşa ile Ayasofya'nın veya Kuruçeşme'de bir ahşap evin restorasyon maliyeti m2 üzerinden nasıl hesaplanabilir ki? Benim görebildiğim kadarı ile bakanlık buna bir bütçe belirlemiş masa başında. O para ile de ancak bina su almasın daha fazla diye üstüne bu uyduruk örtü konmuş. O sırada duvarların üstüne atılan beton hatılların binaya ekstradan zarar verip vermemesi, yapılan çatının görüntüsü filan kimsenin pek umrunda olmamış anlaşılan. Ha, bina şu anda su almıyor olabilir ama artık o binaya da İshak Paşa Sarayı kalıntısı demek zor artık.

  7. #22
    Saçmalık aradıktan sonra çok: Bu tabela bir restorasyona uygun bir tabela mı örneğin?



  8. #23
    RedRapsody
    Yapının üst örtüsü 'forum' projesinde yapıldığında pek 'uyduruk' bir sistem değil aslında. Aksine nitelikli olduğu da söylenebilir ahşap,cam ve çelikten oluşan bu uygulamanın. Fakat doğru bir evlilik olmadığı kesin burada... Neyse.

    Yine 'konu Mimarlık ' değil. Konu 'Politika'.

    Güneydoğu'nun kalkınması gerekiyor. Turizm gerekiyor, hatta nitelikli mimariden anlamayan, bu uygulamaya 'güzel olmuş' diyecek , türbeleri falan ziyaret etmeye gelen 'turistlere' hoş görünsün amacıyla , mimarlık konularına pek girilmeden yapılmış. Hasankeyfi baraja tercih eden 'vizyon' dan İshakPaşa Sarayına nasıl davranmasını bekleyebiliriz ki? İshak 'Paşa Paşa ' Sarayı Türk Turizmine Hayırlı Olsun.

  9. #24
    Turizm üzerinden kalkınma için araçlar gerekiyor. Bu araçlardan birisi de mimarlık ürünleri. Bu eğer tarihi ise yeme de yanında yat durumu oluyor. Bakınız Venedik, Floransa, Paris türevleri... Eğer tarihi değilse de işe yarayabiliyor mimarlık. Hep yurtdışını örnek veriyoruz ama köyün birisinde birisi çıkıyor ve bir müze yapıyor. Bundan iyi turizm aracı mimarlık üzerinden kalkınma mı olur: http://forum.arkitera.com/projeler/2...-ko%C3%A7.html

  10. #25
    Barış Altan
    Cengiz Kabaoğlu ile 1998'te, Cumhuriyet'in 75. Yılı kutlamaları sırasında, Darphane-i Amire'deki sergi hazırlıkları sırasında tanışmış idim ve birlikte çalışma fırsatı bulmuştum. Zaten Habitat sırasında kullanılmaya başlanan Darphane'nin geçici onarımlarını da Cengiz Kabaoğlu yapmıştı. Hatta bu uygulaması ile ödül aldı, yanlış hatırlamıyorsam Kültür Bakanlığı'ndan idi ödül. Sonrasında Kapadokya'daki Sarıca Kilisesi'nin restorasyonu ile de Europa Nostra büyük ödülünü aldı. Europa Nostra ödülü ciddi ve oldukça prestijli bir ödüldür.

    Bu türden işlerin altına imza atmış bir mimardan beklenmeyecek bir uygulama. Ama öte yandan inşaat tabelasında isminin yazıyor olması da tüm sorumluluğu mimara yüklemek için yeterli olmuyor, en azından restorasyon işlerinde. Normal olarak denebilir ki, kendi projesi böyle değildiyse ve uygulama onun projesine uygun olarak yapılmadıysa adını oradan sildirseydi... Ama bu da maalesef çok kolay olmuyor, çok uzun hukuki uğraşlar sonucu ancak bir yere varılıyor. Büyük ölçekli neredeyse tüm restorasyon işlerinde olduğu gibi bu projenin de danışmanları var, yanlış bilmiyorsam ODTÜ'den. Ama işin içinde bir de uygulayıcı firma var ki, onların bu işlere "katkısı" göz ardı edilmemeli. Ne proje müellifi ne de danışmanlar 7 gün 24 saat uygulamanın başında olamıyor. Ve an geliyor kararları şantiyede bulunan ve tecrübesi tartışılır mimarın vermesi gerekiyor.

    Tabi ki, İshak Paşa Sarayı'nda yapılmış olan örtü sistemine şantiyedeki mimar karar vermemiştir, bir yerlerde, muhtemelen de Cengiz Kabaoğlu'nun ofisinde projelendirilmiştir ve uygulanmıştır. Ama biliyoruz ki bu süreçler çok karışık ve hiç şeffaf değil. Şeffaf olmadığı sürece cevabının bilemediğimiz bir sürü soru ile tartışıyor olacağız.

  11. #26
    boreas
    herşeye "önce bi itiraz edelim ne olur ne olmaz" diyerek başlayan mimarlar odası ne yapmış
    uyumuş mu?

  12. #27
    tomatito
    Proje müellifliğini alan arkadaş ismiyle oldukça uyumlu bir ürün ortaya çıkarmış. "Kaba Mimarlık" yerine "Kazma Mimarlık" da olabilir gerçi şirketinin ismi...

  13. #28
    tomatito
    Alıntı Orijinal metin boreas tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
    herşeye "önce bi itiraz edelim ne olur ne olmaz" diyerek başlayan mimarlar odası ne yapmış
    uyumuş mu?
    Önce onay vermiştir. Uygulandıktan sonra da itiraz edecektir.

  14. #29
    RedRapsody
    Ben bu konuda KABA mimarlığa yüklenmenin anlamsız olduğunu düşünüyorum. Eminim onlar yapının bu yönlü kimliğini tamamen etkileyecek düzeyde 'çatı' ile kapatılmasını istememişlerdir.

    Bu projede özel bir durum olduğunu düşünüyorum. O 'da Turizm ve yanında bazan Kültür Bakanlığı'nın dayatmasıdır. Burada güçlü ve Bakanlık düzeyinde bir baskı olmuş olabilir. Buraya yönelik, Sergi salonu niteliğinde ve Ortadoğu Kültürlerinin Etkinliklerinin Gerçekleştirileceği , gelenlerin uğrak yeri olacak, etkinlikler düzenlenecek , sergiler gerçekleştirilecek kontrollü mekanlardan oluşan bir 'anıt' talebidir... Bu baskı altında alınmış 'etik'i zorlayıcı kararlar alınmış olabilir.

    Heleki şimdiki gibi herkesin 'aman iyi geçinelim' , 'ters düşmeyelim' kaygılarının doruğa çıktığı bir dönemde, bu tür baskılara dayanabilecek mimar tanımıyorum. Ve bu durumda , 'yılmış', 'sinmiş' ve en beteri 'boşvermiş' mimarlar toplumunun 'mimarlar odasının' tepki vermesini beklemesi ironik değil mi? Bu konuda yine ardı sonu gelmez yazılar yazılabilir. Fakat ne gerek var bu terk edilmiş harabe forum sayfalarında yorulmaya. Yelkeni rüzgara çevirelim, kürek çekerek yorulmaya gerek yok.

  15. #30
    Cengiz Kabaoğlu'nun ödülleri olan, mimarlık ortamında tanınan bir mimar olduğunu biliyoruz. Ancak ne olursa olsun bu şekilde önyargılı bir yaklaşım içinde bulunulması beni çok rahatsız ediyor. Bu eğer olumsuz manada da olsa idi tamamen aynı cümleleri kuracaktım.

    Burada yapılması gereken önceki mesajımda da belirttiğim gibi Cengiz Kabaoğlu'ndan konu hakkında ayrıntılı bilgi istemek olmalıdır. Ancak ondan sonra yorum yapabiliriz.

Konu ile İlgili Bilgi

Users Browsing this Thread

1 adet kullanıcı bu konuyu ziyaret ediyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)

Konunun Etiketleri

Mesaj Yazma Hakları

  • Yeni mesaj gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap veremezsiniz
  • Mesajlara ek yükleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •