4 sayfanın 3. sayfası İlkİlk 1234 SonuncuSonuncu
53 sonuçtan 31 ila 45 arası gösteriliyor.

Konu: İshakpaşa Sarayı Restorasyonu

  1. #31
    tomatito
    Konu ile ilgili küçük bir açıklama bu linkte mevcut. Saygılar

    SABAH - 04/06/2004

  2. #32
    Sarı çizmeli mehmet ağa ihalesi
    '' Expreyonist ''

  3. #33
    RedRapsody
    "İhale sisteminin yanlışlığından hep.
    Teknik açıdan yeterli olana değil, en ucuz yapana veriyorlardı. Oysa yurtdışında tarihi eserlerde ucuzluk değil, teknik yeterlilik esastır. Vahim bir onarım hatası yaptılar. Bir çok yerde taşları söküp yenileme yaptılar. Oysa gerek yoktu, malzeme orada duruyordu, sağlamlaştırmaları gerekirdi. Üstelik kullandıkları taş da uygun değil. Çimento kullanılmamalıydı. Şikayette bulunduk. Yapılanlar yanlıştır diye rapor yazdık. Soruşturma oldu, ama hiçbir şey çıkmadı"


    Açıklama ne kadar tatmin edici bu tartışılabilir. Beni tatmin etmeyen kısmı örtünün şekli ve yapı kimliğini derinden etkilemesinin uygulama hatalarıyla bağlantısının olmaması. Detay hataları, beton kullanımı konusunda ikna oldum.

    Peki kontrolör ve şantiye şefi olan Ahmet ŞELBEŞOĞLU ve Erdal CİVELEK'i neden yok sayıyorsunuz? Kardeşim bu uygulamaya nasıl onay verdin diye sormuyoruz? Çünkü biliyoruz ki belki de şantiyeye hiç gelmemişlerdir!

  4. #34
    Cengiz Bey'in konuyla ilgili görüşlerini, aynen kendisine ilettiğimiz soruyla beraber aktarıyorum.

    Merhaba Cengiz Bey, İshak Paşa restorasyonu konusunda Arkitera Forum'da bir tartışma başladı. Herkesin kafasında bazı soru işaretleri var, bunları da proje müellifi olarak en iyi sizin aydınlatacağınızı düşünüyoruz. Konuyla ilgili kısa da olsa bir açıklama yapmak ister misiniz?
    Yazılanların tümü http://forum.arkitera.com/koruma-restorasyon/23974-%C4%B0shakpa%C5%9F-saray%C4%B1-restorasyonu.html adresinde.
    İyi günler diliyorum,
    Emine Merdim Yılmaz (Mimar, ITU)
    Yayınlar Koordinatörü

    Teklifiniz için teşekkürler, Emine Hanım,

    İshakpaşa Sarayı
    projesi konusunda yazılanları okudum. Benim yerimde kim olsa herhalde benim gibi şaşırır ve üzülürdü.


    Şaşırdığım, bu yazıları yazan genç mimarların çoğunun nasıl da bu kadar kolayca, bilgi sahibi olmadan ve bazı fotoğraflara bakıp ve de birbirinin ifadesinden etkilenerek bu yazıları yollamaya girişebilmeleridir.

    Üzüldüğüm ise, gene bu genç mimarların çoğunun yazdıklarında nasıl da bu kadar kolay alay etme, hatta hakaret etme noktasına varabilmeleridir.

    Siz yumuşak bir ifade ile, ?Herkesin kafasında bazı soru işaretleri var? diye yazıyorsunuz. Fakat şunu da ben sorayım; kafasında soru işareti olan bir insan öncelikle biraz olsun meselelerin aslını merak ediyor olmalı değil mi?

    Ben bu tavrı, elbette ?gençlik heyacanı? diye de görebilirim. O yaşlarda ben de benzeri hallere girerdim açıkçası... Sonra bu enerjiyi kültürel mirasın korunmasına duyulan ilgi diye de görebilirim. Bu da son derece önemli, olumlu; çünkü, son yıllara kadar ortada bu yoktu biliyorsunuz.

    Ancak, her şeyin bir edebi, adabı olmalı değil mi? Onu bırakınız, (haydi projeye ve mimara ?saldırmak? demeyeyim de onları ?eleştirmek? diyeyim) bunu yapmak isteyen okumuş bir insanın öncelikle biraz araştırma yapması, bilgi sahibi olması veya en azından soru sorması gerekmez mi?


    ?Bana kısa da olsa bir açıklama yapmak ister misiniz?? diye kibarca sorduğunuz için size teşekkür ederim.

    Ne var ki, bir de bu olayı bu taraftan düşünmeli diye cevap vermek zorundayım: Allah aşkına, böyle bir ortamda ben kime, neyi, nasıl açıklamalıyım?

    İshakpaşa Sarayı
    ?na koruma ve onarım başlığı altında kamu iradesiyle, şu öteden beri bildiğimiz kamu ihale sistemi çerçevesinde farklı dönemlerdeki farklı kişi ve kuruluşları görevlendirmelerle yapılagelenler on yıllarca geriye gidiyor. Bu durumu, ve dolayısıyla günümüzde bu yapının ne kadarının özgün ve ne kadarının değişmiş olduğunu; yahut, şöyle de sormalı, bu yapıdaki özgün vasıfların, değerlerin ne kadarına ?benim yüzümden? müdahale edildiğini bu yazıları gönderen kişiler biliyor mu?


    Ben bugüne kadar yapılanların olumlu olanlarını haksız yere sahiplenmiyorum, ama genel bir karalamayla olumsuz bulunanlar da bana atfedilmemeli, değil mi?

    Selamlar, saygılar..

    CG


  5. #35
    Cengiz Bey,
    Arkitera Forum ortamı ne yazık ki / ne güzel ki bu. Ancak bu tartışma başlığı altında Arkitera Forum'u asıl konu haline getirip tartışmak ne işe yarar ki...

    Keşke bu açıklama yerine sadece ve sadece konuya odaklanan bir açıklama yazmış olsaydınız.

  6. #36
    Benjamin'in mekanik çoğaltılabilirlik çağında sanat bunalımı olarak adlandırdığı, şu aura'nın kaybı meselesi gibi, dijital dünya, internet, forum gibi ortam ve olanaklar da mimarın karizmasını dağıtıyor. Makam odalarında olabildiğince fütursuz sınırlarda sergilenebildiğini hayal edebileceğimiz mimari karizmalar, öyle yaparız, böyle ederiz, biz mimarlar şöyleyiz, böyleyiz göz boyamaları ile pratik olarak karşımıza çıkan sonuçlar karşısında "dünkü veletlerin" naiflikten hınzırlıklara, kendini beğenmişliklere, öfkelere uzanan ifadelerdeki tonlamalar karizmayı feci çiziyor, hatta kazıyor, atıyor. Bu da "usta mimarlar"ın hiç mi hiç hoşuna gitmiyor, galiba.
    En son lumina tarafından düzenlendi : 18-11-2009 16:22

  7. #37
    mete_yolcu
    sayın cengiz kabaoğlu tatmin edici bir cevap vermemiş sanırım.

  8. #38
    Arkitera Üyesi
    Kayıt Tarihi
    08-09-2001
    Mesaj
    309

    İshakpaşa Sarayı
    ?na koruma ve onarım başlığı altında kamu iradesiyle, şu öteden beri bildiğimiz kamu ihale sistemi çerçevesinde farklı dönemlerdeki farklı kişi ve kuruluşları görevlendirmelerle yapılagelenler on yıllarca geriye gidiyor. Bu durumu, ve dolayısıyla günümüzde bu yapının ne kadarının özgün ve ne kadarının değişmiş olduğunu; yahut, şöyle de sormalı, bu yapıdaki özgün vasıfların, değerlerin ne kadarına ?benim yüzümden? müdahale edildiğini bu yazıları gönderen kişiler biliyor mu?


    Ben bugüne kadar yapılanların olumlu olanlarını haksız yere sahiplenmiyorum, ama genel bir karalamayla olumsuz bulunanlar da bana atfedilmemeli, değil mi?
    Demiş Cengiz Bey. Bence haklı olduğu taraflar vardır eminim. Çünkü Türkiye'deki bu çarpık ihale mekanizması ile doğru dürüst nitelikli iş yapmak çok çok zor.

    Ama bu konuyu burada tartışmaya açmasaydık, bir gazetede bu restorasyonu öven bir haberle yetinmiş olacaktık.

    Bunun yanlış bir uygulama olduğunu burada tartışabiliyor olmamızı sorgulamak yerine Cengiz Bey'den, bu uygulamanın kendi arzu ettiği, tasarladığı nitelikte gerçekleşmediğini, süreci anlatan ve ihale sistemini, müteahhiti, işvereni eleştiren bir demeci aynı haberin çıktığı gazete(ler)de görmeyi beklerdim. Böylece bu tartışmayı kısıtlı bir izleyici kitlesine sahip bu forumda değil, kamuoyunun daha geniş bir kesimine ulaşan gündelik basın ve televizyonlarda yapmış olurduk.

    Gazeteleri geçtim, en azından bu forumu takip ettiği belli olan Cengiz Bey veya yanında çalışanlar başlarından geçenleri biz bu konuyu açmadan kendileri gelip bizimle paylaşabilirlerdi. Bu şekilde elbette süreci bilmeyen bizim, bu forumdaki herkesin, sadece uygulama fotoğraflarından bir şeylerin yanlış yapıldığına dair görüşlerini "bilmeden konuşmayın" diyerek susturmaya çalışmak yerine bilgilendirerek tartışmayı açmak daha doğru bir tavır olurdu.

    Bu bilgilendirmeyi, yaptığı işin mükemmel olduğunu düşünen müteahhit firma veya Kültür Bakanlığı yetkililerinden beklemek yerine daha bağımsız bir duruşa sahip olduğunu umduğumuz proje müellifinden beklememiz doğal değil mi?

    Bu tavır, hem Cengiz Kabaoğlu ve firması KABA inşaat için daha itibarlı bir duruş olurdu hem de Cengiz Bey'in şikayet ettiği ihale sisteminin sorgulanmasına, ve belki de değişmesine neden olurdu.

    Şunu unutmayalım ki, sükut ikrardan gelir.

  9. #39
    Genel olarak nasıl Ekşi Sözlük'ü çoğu kimse hazmedemiyorsa forumu da hazmedemiyor.

    Burası öyle kokteyllerde, toplantılarda aman ayıp olmasın, aman yüzüne bir şey demiyeyim yeri değil ki. Bazen yarışma projelerinin yorumlarında katılımcıların heyecanlarını dahi gösterebildiği oldukça özgür bir yer.

    Eski mimarlarımız bu tür eleştirileri yüzlerine karşı yapılmış hissettiklerinden işi biraz adab-ı muaşeret kanunlarına göre tartıyorlar.

    Eğer fotoğraflardan yorum yapmak doğru değilse elimzde plan yok proje yok, yapılmış eskizler yok ve yerine gidip gördüğümüzde işler değişecekse yani buna kefil olunuyorsa gerekirse gideriz de. Ömer Yılmaz bu konuda ilklerden biri olur ben de dahil.

    Eh ihale kanunu ya da başka şeylerden dem vurulacaksa forumda garip süslü binalar yapan Keçiören'deki mimarların şikayetlerinin tekrarından öte gitmez bir tartışmaya gider bu.

    Açıkçası eski eser üstü kapama projelerine iyi örnekler de varken eleştirilere
    "Allah aşkına, böyle bir ortamda ben kime, neyi, nasıl açıklamalıyım?" cevabı çok mimarca gelmedi bana.

    Ben de sizin bu yaptığınız bir iş kadar önemli ve büyük bir iş alsam, sanki genelde sahibini ilgilendiren özel bir konut projesi yapmış gibi "açıklamama" hakkına sahip olmam.

    İshak Paşa Sarayı'na yapılan bu iş için meslektaşlarınız nasıl tepkide bulunursa bulunsun, mimarca yanıt vermek zorundasınız. Yok uslüba takılacaksanız Sayın Lumina'nın dediği gibi;

    "Makam odalarında olabildiğince fütursuz sınırlarda sergilenebildiğini hayal edebileceğimiz mimari karizmalar, öyle yaparız, böyle ederiz, biz mimarlar şöyleyiz, böyleyiz göz boyamaları ile pratik olarak karşımıza çıkan sonuçlar karşısında "dünkü veletlerin" naiflikten hınzırlıklara, kendini beğenmişliklere, öfkelere uzanan ifadelerdeki tonlamalar karizmayı feci çiziyor, hatta kazıyor, atıyor. Bu da "usta mimarlar"ın hiç mi hiç hoşuna gitmiyor, galiba."

    Hoşunuza gitmeyenleri önce işinizi savunur sonra bildirebilirsiniz. Zaten çok aşırı tepkileri biz filtre ediyoruz.

  10. #40
    tomatito
    Cengiz Bey acımasızca eleştirdiğimizi söylüyor. Fakat dikkat ederseniz, tartışmanın başlarında konuyla ilgili kendisinden veya çalışanlarından herhangi bir açıklama alamadığımız için Sabah gazetesinde 2004 yılında ihale sürecinin çarpıklığıyla ilgili yazılmış bir köşe yazısını link olarak verdim. Konunun özünü kavrayabilmek açısından.
    Şahsi olarak, ihale sisteminin, imar kanunlarının, belediyeciliğin vb. bir çok durumun buradaki veya herhangi bir ülkedeki çarpıklığı iyi bir iş üretmenin önüne engel olmuyor. Bizler de yapı üreten insanlar olarak bu düzen içinde kavruluyoruz ve iyi birşeyler yapmaya çalışıyoruz.
    Ne yani forum ortamında "Hayır canım Cengiz Bey böyle birşeyi yapamaz. Bunun için onu eleştirmeyelim, Kültür Bakanlığı'nındır bu suç kesin" mi deseydik yani? Bir de halen anlamadığım durum bu vatanın topraklarındaki bir kültür mirasının korunması ile ilgili bir durumda biz mimarların neden fikirleri alınmıyor? Bunu da tartışmaya açabiliriz.
    Saygılar

  11. #41
    Arkitera Üyesi
    Kayıt Tarihi
    08-09-2001
    Mesaj
    309
    İshakpaşa Sarayı'na rezistanslı çatı

    Sarayın restore çalışmalarını yürüten mühendis Serkan Timurtürkan, çatı sisteminin yerleştirilme çalışmalarını şöyle anlattı: "İshakpaşa Sarayı'nın çatısı kötü durumdaydı. Restore edilerek tekrar söküldü ve bunun yerine çok daha modern ve estetik bir çatıya karar verildi. Biz de bu çatının uygulamasını yapıyoruz. Çatıda taşıyıcı eleman olarak birinci kalite Sibirya ladini, bu taşıyıcı konsülosyonun üzerine de kaplama malzemesi olarak da laminet cam kullanılacak. Aslında Türkiye'de bir ilk bu. Cam örtüldükten sonra kar birikintileri rezistansların yardımıyla eriyecek ve aradan geçen oluklarla su dışarıya iletilecek. Böylece sarayın tahrip olması önlenecektir." İşçiler de sarayın onarımının erkenden bitirilmesi için var gücüyle çalışıyor. Hasan Tonyalı adlı görevli, çalışmaları vaktinde bitirebilmek için Ramazan Bayramı'nda dahi memleketi Rize'ye gidemediğini söyledi.
    Mühendisinden işçisine kadar herkes birşeyler söylemiş zamanında. Hadi diyelim gazeteciler gazeteci değil, işçiden mühendisten önce gidip mimarını bulup sormamış ne olup bittiğini. Mimar neden susmuş bu kadar zamandır? Çatı taşeronu firmanın web sitesinden zorlukla buldugumuz referans fotoğraflarından yorum yapınca, mimarının bu tartışmaya katılanları suçlamasını hiç anlamıyorum. Böyle önemli bir tarihi eserin projesini neden biz mimarının sitesinde bile doğru dürüst inceleyemiyoruz ki? Neden Kültür Bakanlığı'nın web sitesinde yok bu proje?

  12. #42
    RedRapsody
    Elinizden çıkan projenin, sonucunda ortaya çıkan 'şey' den sorumluluk duymamak bir mimar için en acı durum sanırım. Sadece restorasyon projelerinde değil , mimari proelerde de böyle. İyi bir sonuç çıkarsa biz yaptık. Kötü sonuç ortaya çıkarsa şantiye de proje değiştirildi...
    İshak paşa sarayı da kimsesiz kaldı anlaşılan.

    Bunları konuşurken enazından aktif her mimarın Doğubeyazıta gidip yapıyı bölgeyi görmesini öneririm.
    Yapı hakkında bilgi sahibi olunmadan, görülmeden yazılması eleştiri tepkilerinin haklı çıkmasına neden oluyor.
    Fakat yine aynı şey oldu. Çoğu kimse (mimar olmak zorunda değil) kullanılan taş ve taş duvarlar üzerindeki hatılı eleştirdi. Yüzeysel eleştiriler, basit...
    Kimi de yapının örtüsünün kimliğe olan etkisini. Bu kadarını yapabilmek için hakkıyla mimarlık 3. sınıfa geçmek bile yeterli bence.

    Lumina'nın tespiti de güzel. Artık 'sıradan vatandaş' ta 'çok üst düzey' konularda yorum yapabiliyor. Bu da konusunda otorite olmuş kimseleri rahatsız ediyor. Ama bu olacak ve artarak sürecek. Üzücü olan ise 'o uzaktaki köyde' ki yapıyı önemseyen birilerinin varlığından rahatsız olan düşünür kesimin olması...
    En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 21-11-2009 23:13

  13. #43
    RedRapsody
    Alıntı Orijinal metin RedRapsody tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
    Yapının üst örtüsü 'forum' projesinde yapıldığında pek 'uyduruk' bir sistem değil aslında. Aksine nitelikli olduğu da söylenebilir ahşap,cam ve çelikten oluşan bu uygulamanın. Fakat doğru bir evlilik olmadığı kesin burada... Neyse.

    Yine 'konu Mimarlık ' değil. Konu 'Politika'.

    Güneydoğu'nun kalkınması gerekiyor. Turizm gerekiyor, hatta nitelikli mimariden anlamayan, bu uygulamaya 'güzel olmuş' diyecek , türbeleri falan ziyaret etmeye gelen 'turistlere' hoş görünsün amacıyla , mimarlık konularına pek girilmeden yapılmış. Hasankeyfi baraja tercih eden 'vizyon' dan İshakPaşa Sarayına nasıl davranmasını bekleyebiliriz ki? İshak 'Paşa Paşa ' Sarayı Türk Turizmine Hayırlı Olsun.
    Yine Mimarlık Konuşmamalyız... Çünkü bu yapının Mimarı Ortaya Çıkan Proje'de tam anlamıyla etken olmadığını beyan etmiş. Biz ancak sonucu eleştirebiliriz bu durumda, bu da Politik eleştirilere gider.
    Bu sıkıcı eleştirilere devam edelim mi?

  14. #44
    İshakpaşa Sarayı Kurtuldu başlıklı haber videosu
    ntvmsnbc Video Galeri

  15. #45
    RedRapsody
    Örtü kaldırılabilir diye açıklama yapılmış. Söylemeden duramam. Beton hatılı hilti kırıcıyla kaldırırsınız, geri dönüşümlü de tabiki molozla neler yapılmaz ki?

Konu ile İlgili Bilgi

Users Browsing this Thread

1 adet kullanıcı bu konuyu ziyaret ediyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)

Konunun Etiketleri

Mesaj Yazma Hakları

  • Yeni mesaj gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap veremezsiniz
  • Mesajlara ek yükleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •