7 sayfanın 5. sayfası İlkİlk 1234567 SonuncuSonuncu
105 sonuçtan 61 ila 75 arası gösteriliyor.

Konu: Mimarlar Odası 41. Dönem Seçimleri (Mart 2010)

  1. #61
    katılım geçen seneden daha düşüktü utanç verici
    Veni, vidi, vici

  2. #62
    Sanal ortamda yapılan bir muhalefet için 550 oy hiç küçümsenmeyecek bir rakam. (ki, 3. grubun oylarını da katarsak 800 ediyor) Bu konu başlığı altında daha önce de yazmıştım: Amaç gerçekten seçimi kazanmaksa, bu son günlerde yapılacak birşey değil; uzun soluklu bir örgütlenme ile başarılabilecek bir konudur. İnsanlarla sadece internet üzerinden değil, telefonla hatta yüzyüze görüşerek, hem oy vermeye hem de başka tanıdıklarını da oy vermeye ikna etmek vb. metodlarla hareket etmek gereklidir. Ama bizim kültürümüzde birşeye emek vermek yok, sadece eleştirmek var ne yazık ki...

  3. #63
    Çalışmaya geç başladığımzı kabul etmeliyim ,ancak 4 ay önce elimizde hiç bir veritabanı yokken şimdi geldiğimiz nokta hiçte fena değil.arkadaşlarımızın gayretleri sonucunda veritabanı oluşturduk şüphesiz bir çok kimseye ulaşamadık ama ulaştıklarımızla sıcak samimi diyalogralara girdik .yakın arkadaşlarımızla yüz yüze görüştük. Hatta oda yönetimini ziyarete gittik .seçim günü yine onlarla samini temaslarımız oldu güldük espiriler yaptık birbirimizi tanıdık şunu gördükki diyalog eksikliğimiz hat safada.
    Biz Tüm mimarlar platformu olarak odayı almaya almamaya odaklanmadık.biz mevcut sorunlarımıza ayna tutmaya çalıştık.mevcut yönetimin kendi konusu dışında kalan alanlara uğaraşkatan bizlerin sorunlarıyla uğraşmaya enerjisi kalmadığına ışık tutmaya çalıştık.
    elimizde üye listesi olsaydı şüphesiz bu sabahki tablo çok değişik olabilirdi. Yola çıkarken hepimiz maratona çıktığımızın bilincindeydik.Tüm mimarlar platformu seçim odaklı bir oluşum değildir.
    15000 üyeden yaklaşık 2200 kişi oy kullandı bu rakam geçen seneden az . meslekteşlarımızın odaya bakışının ciddi bir göstergesi. genç meslektaşlarımız oda seçimlerine ilgi göstermedikçe bu sorun çözülmeyecek .
    Veni, vidi, vici

  4. #64
    2 yıl önceki geçen seçimi ayrı tutmak gerekir bence; zira Mimarlar Odası'nın uzun süredir gördüğü en medyatik seçimdi ve buna bağlı olarak katılımın çok olması kaçınılmazdı. Bu seferki seçimlerin "sessiz sedasız" geçtiği, Oktay Ekinci'nin de "usulen" bir yazı yazdığı düşünülürse, katılım yine de fena değildi. Ben, sabah 10.30 gibi oy vermeye gittiğimde, seçim görevlileri ve grupların propaganda elemanları hariç, oy kullananlar parmakla sayılacak kadar azdı; hatta bizim sandıkta ilk oy kullananlardan biriydim listeden görebildiğim kadarıyla.
    Mimarların, özellikle İstanbul'da, meslek odalarına kurum olarak önem vermemeleri ve sahip çıkmamaları başlıklı bir sorun olduğuna kesinlikle katılıyorum. Nasıl çözüleceği konusu ise gerçekten üzerinde çok kafa yorulması gereken bir konu; çünkü kendi içinde bir kısırdöngüye dönüşmüş durumda. Yine de birilerininin bu konuda kafa yorduğunu bilmek ümit verici...

  5. #65
    Ben gittiğimde kapıda bana "mevcut yönetim" diye bastıra bastıra örnek kağıdı vermek istediler.

    "Mevcut yönetimse almayayım ben aman ha" deyince hatta veren arkadaş bozuldu biraz.

    Kırılması gereken "mevcut yönetim"in iyi olduğu konusunda bir kanı. Yıkılması gereken şu. Mimarlar Odası yönetimi muhafazakarların - hatta ılımlı islami görüşün giremediği tek yer ve buraya da girmesinler diye bu yönetime devam diyorlar. Karşılarında daha cevval ve mimarlık için mimarlar gelince de hemen propagandaya başlanıyor dinciler geliyor diye. Saftirik mimarlar da buna kanıyor.

    Açıkçası çok az bir mimar bu seçimin önemine inanıyor. Mimarlar Odası o kadar işi ile ilgilenmeyen ve bir faydası yok durumda ki, k,mse kalkıp oy bile vermiyor. Kimse işi düşmediği zaman Mimarlar Odası'na uğramak istemyiyor. Aman benim işimde terslik çıkarmasalar yeter diyor herkes.

    Bu durumu bu yönetim görmüş. Mimarlar Odası'nı etkisizleştirmek çok da önemli değil. Herkes memnun.

    Dediğim bundan 10 yıl sonra da aynı yönetim kazanır. Biraz güçlü olsanız onlar daha da sert ve yıldıran bir propaganda yaparlar. Bu seçimde de aynı ekip çalışsa idi ve bu sefer daha erken başlasalardı bu yönetimi belki alaşağı ederlerdi.

    Geçen sene öyle bir medyatik oldu ama NTV canlı yayın aracını tüm gün orada tutanlar mevcut yönetimdi. Pazar günü tüm mimarlara "dinciler geliyor ya da AKP geliyor" mesajını pardon sopasını gösterebilmek için. Sonra Kadir Topbaş geldi oy vermeye. Eyüp Muhcu ve Sami Yılmaztürk'ün onu bir kapıda iki büklüm karşılayışları vardı kiiii. Gözlerimle görmesem inanmazdım.

    Vay be.

  6. #66
    Aritmetik

    Bu işlere bulaşmayı sevmem ama herkesin bildiği bu aritmetik bilgiyi de paylaşmadan edemeyeceğim...

    Bu yıl 41. Dönem Seçim Sonuçları şöyle oluştu:
    Mavi Liste: 1396 ( 1400 diyelim)
    Sarı Liste: 300
    Ak Liste: 550

    Gecen yıl Mavi Liste ve Sarı Liste ortak olarak "Mavi Liste" halinde secime katılmışlardı...
    Yani: 1400 + 300= 1700 (Yani geçen dönem katılımını aynen sağlamışlar.)

    Bu dönem kullanılan toplam oy: 1700 + 550 = 2250

    Hatırlarsanız, geçen dönem "Mimarlığın Önünü Açın Listesi" 800 oy almıştı...

    Geçen dönem kullanılan toplam oy: 1700 + 800 = 2500 oy...

    2500 - 2250 = 250

    Demek ki bu dönem önceki döneme göre eksilen oy sayısı: 250

    Yani bu yıl katılmayan "Mimarlığın Önünü Açın" Listesi'nin oy potansiyeli aynı zamanda 250...

    "Mimarlığın Önünü Açın" + "Ak Liste" ne ediyor acaba?

    250 + 550 = 800

    Aaa inanmıyorum!...

    Önceki dönem seçimlerinden sonra, "2010 seçimlerine tek başına katılacağız" deyip ve çok iyi çalışıp 550 oy alabilen Ak Listedekileri kutlamak gerek...
    Metin Karadağ
    12390

  7. #67
    metin bey "ak liste" göndermeniz beni çok güldürdü bu söylem bayatlamadımı ? artık başka söylem bulsakmı acaba?
    Veni, vidi, vici

  8. #68
    Aslı Özbay
    ah sevgili metin ! bunca yılın deneyimi üzerine, bu ne naif bir değerlendirme böyle
    70'ler sonrasının ideolojik hayal kırıklıkları, sana bile böyle yanılgılar (teselliler mi demeli?) yaşatabiliyor demek. seğer seçim analizini bu aritmetik üzerinden yapıyorsan, (onca gayretine rağmen) ortamda olan biteni görmekten pek uzakta kalmışsın...
    şu "katılım, çoğulculuk, demokrasi..." söylemlerinizin içini iyice bi kurcalayıp, bir değerlendirme daha yapmayı/yaptırmayı dene istersen. bence "umursanmamak" gerçekten önemli bir sorundur.
    bu arada, yeni profil resmini çok tuttum "savaş gazisi jake"e ve öyküsüne ben de bayıldım.
    dilerim senin pandoran, bizim oda'dan daha iyi bir yer olur.
    kolaylıklar dilerim.
    sevgiyle

  9. #69
    Tartışma iyice konudan sapmaya başladı bence. Yine de merakımdan birkaç soru sormak istiyorum; kaale alıp yanıtlayan olursa sevinirim.

    1) ÇDTM ve Demokrat Mimarlar, geçen seçimde aynı listeden girecek kadar aynı dünya görüşünü paylaşıyorlarsa, neden 1989-2002 arası CHP (SHP) ve DSP'si gibi bu seçimde iki ayrı liste olarak girdiler?
    2) Tüm Mimarlar Platformu'nun Mimarlığın Önünü Açın hareketinin devamı olduğu nerden anlaşılıyor? Yani madem aynı kişiler, neden minimum aynı oyu alamıyorlar?
    3) Mevcut hükümetin meslek odalarının zaten çok da fazla olmayan yetkilerini iyice azaltmayı amaçlayan bir çalışma yaptığı bugünlerde, neden hala aynı kırk kişi birbirimizi yiyoruz? (bu soru yakınma kısmıdır, esasında çok da cevap beklenmemektedir)

  10. #70
    halil karakas
    aynı mesleğin çatısı altındayız
    birbirimizi yaftalamak ne kdar talihsiz..
    ak parti siyasettir
    siyaset sanat ve bilmin gerisindedir
    seçime katlan her bireyin siyasi düşüncesi olabilir... her bireyin ideoloside olabilir....
    ancak birileri siyasetten arınmış özellikle elini cebine atmış maaşından kahvaltı programı yapmış mimar arkadaşlarını davet etmiş
    öçağrı merkezi mesaj merkezi kiralamış
    gönüllü
    kendinden bir oluşum kurmuşken
    birilerinin yok siz ak desteklisiniz demek
    mimarlık değil insanlık dışı
    nereden uyduruyor
    ispat etse onu diyen
    ispat edemez çünkü yerinde duran
    statik ruhlar böyle konuşur
    organie olmak nedir bilmeyenler
    gayretsizler
    insana değer vermeyenler yaftacılar böyle konuşur
    meslek adına talihsizlerle uğraşmaktan meslek yol alamıyor

    laf yapmayalım icraat yapalım lütfen sabır ile saygı ile...

  11. #71
    halil karakas
    tüm mimarlar platformu oluşumu hakkında bir bilgilendirmedir.

    siyasi partilerle iş birliğinden uzak bir anlayışla yola çıkıldı
    neden siyasetten uzak olmalı ?

    platformun çalışma grubunda bulunan bir mimar olarak tüm meslektaşlarıma bir rica ile sesleniyorum

    bu yapı içinde çalışmalar başladığı vakit
    kararlı ve net görüşlü arkadaşların bir talebi oldu , siaysetten uzak olmak şartıyla çalışmlarda varız ortak karar alındı hiç bir şekilde siyasete girilmeyecek
    milli ve ahlaki değerlerimiz tanınmak ve bilinmek için bizim en büyük gücümüz olacak
    sevgi ve uzlaştırıcı bir vizyon esas alınacak ki öylede oldu
    13 mart cumartesi günü genel kuruldu mevcut yönetimin ikiye bölündüğü karşılıklı atışmaların olduğu bir atmosferde tüm mimarların söylemleri ortamı yatıştırıcı gerilimi dindirici bir tablo ortaya koyarak teşekkürler tebrikler ve alkışlar aldı
    tüm mimarlar karşıt adaylara hiç bir şekilde cephe alacak söylemden uzak oldu , bunda da samimi ve itidalli bir duruşla seçim gününe kadar devam etti ve yola devam ediyor.
    tüm mimarlar platformu üyeleri vurana elsiz sövene dilsiz gönül koyana gönülsüz oldu yunus emre ahlakıyla .... başta arzettiğim milli ahlak gereği ve böyle olmayada devam edecek

    eski iktidar eyüp muhçu bey sözlü ifadeleriyle siyasetten uzak olduğumuzu kabul etmekle beraber rengimizin demokrasi olduğunu seçimlerde demokrasinin katılımcılığın artmasına olan desteğimize saygısını diler getirdi ve teşekkür ve diyalog ilişkileri içerisinde görüşmelerimiz devam etmekte ve edecektir.

    oktay ekinci bey cumhuriyet gazetesinde yazdığı yazının bir yanılgı olduğunu çalışma grubuzda ki arkadaşların aylar evvel arkiterada yazdığı bir yazıdan tüm grup hakkında bir yazı yazmanın hoş bir durum olmadığını belirterek üzgünlüğünü belirtti.

    oktay ekinci beyin yazısını okuyarak seçimlerde bizleri olmadığımız bir yapı içine sokarak hakaret eden meslektaşlarımızla , tüm sözlerine rağmen kendimizi anlatma imkanımız oldu ve şahsen bir çok kişi bize, sizleri yanlış tanımışız özür dileriz ifadelerinde bulundular...

    mevcut yönetim sandıkta genç oyların %50 sinde fazlasını alan platform yönetimine sevgi ve saygı çizgisi içinde tebriklerini sundu , karşılıklı ilişkilerin devamı dileklerinde bulunuldu.

    sözün özü bu yıl 53 yıllık istanbul mimarlık tarihinde toplum mimarları bir gökkuşağı gibi farklı renklerde buluştu...

    bu tablonun dağılmaması gerektir diye düşünüyorum ...

    15 bin üyenin 2 bin kişisi bu yıl vardı

    diğer yıllarda katılımın artması gökkuşağının tüm renklerinin tamamlanması gerektir...

    bizler siaysi partiler değiliz

    seçime katılan 3 grubu tüm hislerimle tebrik ediyorum

    seçim günü yatağımızda yatmaya devam etmeme hassasiyetsizliğini ne zaman terkedeceğiz...

    tüm meslektaşlarımza selam ve saygılarımla ....

  12. #72
    yilmaz
    Bu hesap yanlış;
    Çünkü:
    Katılımdaki değişme 2600-2150=450+2 yılda odanın artan üye sayısı.
    Şimdiki yönetimin gerçek durumu: 1800-1300=500+300=800 geçen seçimlerden beri şimdiki yönetimin oyununu anlayan mimar sayısı. (Hesabı bu şekilde düzeltmek gerekiyor.)
    Geçen seçimlerde Mim grubuna oy verenler bu seçimi büyük ölçüde boykot ettiler. Bunun nedenleri, Mim grubunun geçen seçimlerde alçakca Akparti ile özdeşleştirilmek istenmesinin getirdiği mide bulantısı ve geçen seçimlerde sarı listenin mevcut yönetime destek olduğu görüntüsünün olmasıydı. Mim grubu kesinlikle bu seçimlere katılmak istemedi ve katılmadı. Geçen seçimlerde mim grubuna oy verenler den bir bölümü ile sarı listeyi geleneksel olarak destekleyenlerden bir bölümü de bu seçimlerde “akparti” şantajına kanarak mevcut yönetime oy verdiler. (birçoğunu tanıyorum)
    Beyaz liste büyük ölçüde daha önce oda seçimleri ile ilgilenmeyen ancak ilk kez oy verenlerden oluşuyordu. Aralarında önemli bir bölüm de “bu yönetime oy verme de kime verirsen ver” anlayışı ile gelmişti. Bu kesim mevcut yönetimle özdeşleştirdikleri yada daha da solda olduğunu bildikleri için de sarı listeye oy vermediler.
    Mim grubunun beyaz listeye destek verdiğini söylemek en azından yalandır. Hem de bedeli çok ağır ödenecek bir yalan. Çünkü eğer beyaz listeye destek vermiş olsaydı ve geçen seçimlerdeki oyları beyaz listeye kanalize etseydi, seçimleri beyaz liste az farkla kazanmıştı. (Sizler de artık herhalde hacca giderdiniz) Çünkü eğer bir şekilde bu grubun –ki ülkemizin mimarlık alanında en üretken grubudur-katılımı ve desteği sağlanamaz ise önümüzdeki dönemlerde oda yönetiminin demokrat kesimler tarafından kaybedileceğini öngörmek kehanet olmaz.
    NTV yayını için olumsuz propoganda yapanların hesabı şöyle:
    Mimarlar odasında kemikleşmiş oda yönetimi oyları 800 kadardır. Halbuki odaya üye yaklaşık 15000 kişi vardır. Bunların çok büyük bölümü ise tek kelime ile muhaliftir. Yönetimleri eleştirmektedirler. Katılımcı sayısının artması yönetimin tekrar seçilme şansını azaltmaktadır.
    Ayrıca bir başka kabus çıkma ihtimali olan ve nisbi temsil sistemini getiren şimdiki cumhurbaşkanı tarafından veto edilmiş seçim yasasıdır. Bu yasanın geçmesi halinde oda içi saltanatları sona erecek, şantaj bitecek, kel görünecektir.
    Oda yönetimi çok tehlikeli bir yola girmiştir. Bu seçimlerde ortaya çıkan, genel kuruldan kaçırılmış 10,8 tirilyon liralık bina alımı ve 3,2 tirilyon liralık “onarım” giderleri belediyelerde sol kesimin başına gelenin burada da tekrarlanma ihtimali olduğunu ortaya koymuştur. M2 maliyeti en pahalı birim inşaat maliyetlerine (onarım değil inşaat!) yakındır. Bu dönemde ayyuka çıkan Afgan işçi hikayeleri de konunun tuzu biberi olmuştur.
    Sanıyorum bir üstteki form yazısında yer alan "neden ayrı liste çıkardılar?" sorusunun akçeli cevabı da budur.
    Durumu bu şekilde görmekte yarar var.

  13. #73

    Merhaba Aslı Gurban,

    Hani bir olayda kullanılmış söz vardır "recm"(taşlayarak öldürme eylemi) sırasında "İlk taşı en masum olanımız atsın" der biri de... Hani kimse taş atamaz halde kalakalır... Bir de bunun tam tersi durum olabilir mi diye aklıma geldi yazdıklarına bakıp kalınca. Hadi şimdi "Aramızda en masum olanı taşlayalım" gibi... "Katılım, çoğulculuk ve demokrasi"yi düşünürken aklımızdan böyle örnekleri bir bir geçirmeyi denesek nasıl bir yere varırız hepbirlikte acaba?... Örneğin fonda da Sezen Aksu'nun o güzel şarkısı olsun;
    http://www.izlesene.com/video/muzik-...degiliz/438369

    Dediğin gibi seçim analizi ile hayal kırıklıkları arasında herkesin mutlaka bir bağı vardır, her ne kadar sesli olarak kendi kendimize "yok" diyecek olsa bile. Ama öyle 70'ler gibi uzak zamanlarla ilgili değil, günümüzün/burnumuzun dibindeki hayal kırıklıkları ile daha da ilişkilidir diye düşünüyorum. Çünkü nedense bu tür konularda fal/astrololoji gibi işi şansa bırakan seçenekleri bir türlü aklıma getiremem.

    Yıllardır resimlik bölümü üzerine mausun imleci geldiğinde "...'in Avatar'ı" yazısı çıkıp duruyordu. Görsel bir şölen olarak büyük bir keyifle izlediğim Avatar Filmi'nden sonra hah işte aranan avatarım bu olsa gerek dedim ve Avatar'ıma Avatar'ı ekledim... Olay bundan ibaretti ancak "savaş gazisi Jake" göndermen de gözardı edilir gibi değil hani...

    "Kelimeler kanatır yarayı" demişti şiirinde Paul Eluard değil mi?

    İlerde, Hukuk konusunda hep beraber ergenliğimizi aştığımızda, yani Pandora'da kimseyi recm ile yola getirmeyeceğimizi düşünüyorum.

    Kendine iyi bak.
    Hürmelterimle.

    ah sevgili metin ! bunca yılın deneyimi üzerine, bu ne naif bir değerlendirme böyle
    70'ler sonrasının ideolojik hayal kırıklıkları, sana bile böyle yanılgılar (teselliler mi demeli?) yaşatabiliyor demek. seğer seçim analizini bu aritmetik üzerinden yapıyorsan, (onca gayretine rağmen) ortamda olan biteni görmekten pek uzakta kalmışsın...
    şu "katılım, çoğulculuk, demokrasi..." söylemlerinizin içini iyice bi kurcalayıp, bir değerlendirme daha yapmayı/yaptırmayı dene istersen. bence "umursanmamak" gerçekten önemli bir sorundur.
    bu arada, yeni profil resmini çok tuttum "savaş gazisi jake"e ve öyküsüne ben de bayıldım.
    dilerim senin pandoran, bizim oda'dan daha iyi bir yer olur.
    kolaylıklar dilerim.
    sevgiyle
    Metin Karadağ
    12390

  14. #74
    Odada ve komisyonlarda "çalışan" 500 (yazıyla beşyüz)kişilik listeyi gördüğümde gözlerime inanamadım .hele bunlar birde delegeyse diyecek birşey bulamıyorum seçim sadece formalite .
    Veni, vidi, vici

  15. #75
    Sayın Yılmaz Kuyumcu

    "galatalıyım" diyorsunuz ancak Galata Grubu ile helalleştiğinize dair bir haber bana şimdiye kadar ulaşmadı.
    Önce Galata Grubu ile bir helalleşin; çünkü helalleşip geldiğinizde size bir kaç soru daha soracağım.
    Onları da yanıtladıktan sonra duruma göre yazdıklarınızı özenle ve ayrıntılarıyla birlikte ele alacağım.
    Böylece neyin alçakça neyin yüksekçe olduğu daha iyi anlaşılır hale gelir...

    Şimdilik eliniz boş gitmesin diye de giderayak bir dip not olarak:
    Mazeretiniz nedeniyle (ya da artık her ne ise) katılamadığınız genel kurulda burada yazdıklarınızın hesabı ayrıntılı olarak yönetime soruldu, yönetim de hesabını gerekçeleriyle ve ayrıntılarıyla birlikte verdi.

    Her ihtimale karşı daha sonra lazım olur diye mangalda biraz kül bırakmayı da aman ihmal etmeyin.
    Metin Karadağ
    12390

Konu ile İlgili Bilgi

Users Browsing this Thread

1 adet kullanıcı bu konuyu ziyaret ediyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)

Konunun Etiketleri

Mesaj Yazma Hakları

  • Yeni mesaj gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap veremezsiniz
  • Mesajlara ek yükleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •