2 sayfanın 2. sayfası İlkİlk 12
29 sonuçtan 16 ila 29 arası gösteriliyor.

Konu: Arkitera Forum izlenirliğindeki azalma

  1. #16
    Alıntı Orijinal metin Faruk Özgökçe tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
    Öncelikle yeni bir konu olarak açıldığı için teşekkür etmek isterim. Zira orada kirlilikten başka birşey değildi yazılanlar.

    Zaten forumun bu derece sorgulanmasını da anlamış değilim. Türk Dil Kurumu forumu görse Türkçe'ye bizden fazla özen gösteriyorlar diye özel ödül verir herhalde bu konudaki yazılanlara. Bazı şeylere dikkat edelim derken abartıp amacını aştık mı acaba?

    Önemli olabilecek bir konu ama bu şekilde tartışılırsa hiçbir yere gitmez. Yöneticileri eleştirip bütün suçu onlara yüklemek , yöneticilerin de kendilerini savunma gayreti bizim mimarlık kültürümüze ne katar. Sorunu bu şekilde tartışmak çözümsüzlüğün düğümlerini arttırmaktan öteye gider mi?

    Kolokyum.com ile arkitera forum arasında menfi bir rekabet ortamı kurmanın da kime yararı olacak onu da anlamış değilim. Ayrı ayrı kategorilerde mimari kültürümüze hizmet eden iki sitenin birbiri ile küs olması da komik bir durum. Bu biraz da buradaki yöneticilerden kaynaklanıyor gibi. Kaprise dönüşmemesi gereken bir durum. Nihayetinde arkitera sadece yarışmalarla ilgilenmiyor. Ekstra olarak yarışmalarla ilgeliniyor hatta. Ama kolokyum.com doğrudan yarışma kültürü için oluşturulmuş bir site. Onlarla birçok konuda ortak çalışma imkanı varken bu rekabet neden kaynaklanıyor? İlginç bir durum.
    Değerli katkınız için teşekkür ederim. Arkitera Forum'un herhangi başka bir site ile rekabet içinde olmadığını bildirmekte fayda var öncelikle.

    Asıl meseleye gelelim. Çankaya yarışması tartışmasının içinde anlamsız mesajlar gönderilmesine izin vermemenin en tabii hareket olduğunu düşünüyorum. Değil Cureyen ve Palimpsestus geri kalan tüm forum üyeleri de itiraz etse bu gerçeği değiştirmez. Cureyen bunu daha önce de yaptı, daha önce de foruma bir daha yazmayacağını söyledi ama Ahmet'in mesajında haklı olarak vurgu yaptığı gibi yazmaya da devam ediyor. Kimse zorlamıyor ki yazmak istemezse yazmaz. İlla da yazacaksa da forum kurallarına uyması gerekir. Bu konuyu dahi kendisi oluşturmadı. Forumdaki seçtiği bir konu içinde bu şekilde yazması karşılıklı konuşan iki insanın birbirine laf sokması ile aynı bence.

  2. #17
    mete_yolcu
    Muktediri eleştirmek, muktedir olmayanın hakkıdır, doğaldır da aynı zamanda. Birileri bizi eleştirmeye başladığı anda, anlaşılamamaktan, karşı tarafın cahilliğinden, karşı tarafın yanlış yerlerden bakmasından bahseder dururuz. Öyle ya bizim bağlamımız farklıdır oysa ki.. Kimse kusura bakmasın, kimse eleştiriye açık değildir! Zaten yeniyi getiren de sanırım bu çatışma yaratan kibirdir! Ve yine sanırım "diyalektik" denilen şey de budur. Birileri eleştirecek, eleştirilen kabul etmeyecek.. ama umuyorum eleştirilen, biraz sakinleşince "doğru mu acaba söylenenler" diyebilecek, ve bundan yeniyi doğurabilecek özveriyi gösterebilir. ( Hatalarla dolu dilimden ötürü affınıza sığınırım canlar.)

  3. #18
    Hala aynı yerdesiniz. Eleştiriye evet. Laf sokma kabalığından öteye geçemeyenine hayır. Adam gibi konu açılsaydı bu tartışma çok daha kolay olabilirdi. Yok ama hala Çankaya Yarışması içinde devam edilecekti. Dil konusunda sizin yaptığınız da Cureyen'den farklı değil, kabalık. Bu kadar dikkat edilmesine rağmen mimarlık ortamının dil konusunda ne halde olduğu ortada. Foruma bir bakın, bana sorarsanız seviye olarak pek çok mesleğe göre hala yerlerde sürünüyor dil becerimiz.

    Ama asıl mesele dil değil hatırlayabilirsek. Kapitalist sistemde hakettiğimiz yeri bulduğumuz gibi derin çıkarımlar yapıldı Arkitera Forum'un izlenirliğinin azalmasında. Dil meselesi, yöneticilerin tavrı öne sürüldü. Ama birazcık interneti takip eden birisi esas meselenin bambaşka olduğunu kolayca görebilir.

    Hatırlayalım aşağıdaki mesaj Coşkun Üreyen tarafından Çankaya Yarışması'nın içine gönderilmişti.

    Diyalektik, diyalektik!..
    Bir de tabi, Arkitera ve Forum'un kurduğu zemin, kapitalist örgütlenme eşiğini bulmasıyla önemini -biraz da olsa- yitirmişe benziyor. Yeni de değil aslında. Uzun zamandır Forumdaki başlıklar ivecen, (sebebi anlaşılmasa da) ukala, ''Kraldan da kralcı'' ve iktidar meraklısı gönüllü yöneticilerce yürütülüyor(!). Türkçe zabitliğine soyunulduktan ve onca üye bu nedenle ''uyarı-men'' CEZAsı aldıktan sonra (hatta türünün hangisi olduğunu bilmediğim klavye yüzünden bile), yöneticilerin hem Türkçe hem de kavram bilmedikleri ortaya saçılınca (bilinmeyebilir ayrıca (ayıp olsa da))... Projesini yayınlama cesareti göstermiş bir ekibe ''herşey''i söyleyebilme (hatta anlayabilme kapasitelerini bile sorgulama...) hakkı verilmişken(!), atanmış yöneticinin saçmaladığını (demogoji = retorik) düşündüğüm ve ''sus istersen'' dediğim için -galiba 3 ay- men cezası almıştım. Bir kaç yarışmada, sonuçlar üzerinden -Ömer Yılmaz-ın da baskın rol aldığı ''algı yönetimi''ni saymıyorum.
    Demem o ki, sanırım bu ortam -nadiren- Haydar Karabey-Azmi Açıkdil ve Azmi Açıkdil-Ben arasındaki ''atışmalara'' kalacak!
    Bu mudur "diyalektik" denen şey sizce!

    Evet cahil cesareti gösterildi. Dil kullanımından agresif yönetici tavırlarına oradan da kapitalizme bağlandı mesele. Arkitera Forum'un izlenirliğinin azalması konu ise ilk önce azaldı mı azalmadı mı diye bakılır. Konu açma sayıları, aynı anda online olan kullanıcı sayısı vesaire azalmadığı halde azaldığını iddia etmek birincil dayanak. Daha önemlisi var, bugün artık sosyal medya kavramı karşımızda duruyor. Sanayi devrimi sonrası devrimin sosyal medya olduğunu iddia edenler var. Bakın bu foruma en fazla mesaj gönderen Omer Yilmaz ve Ayasofya bugün artık en fazla Arkitera Forum'da aktif değiller. Ben neredeyse 24 saat Twitter'dayım. Ayasofya'nın arkadaşı olanlar da Facebook'ta ne kadar aktif olduğunu bilirler. Hal böyle iken kendisini merkeze koyup derin analizleri -kusura bakmasın ama- cahilce yapan birisine gösterdiğim tepkinin sonuna kadar haklı olduğunu düşünüyorum.

  4. #19
    Ben ilk etkinin nasıl yapıldıysa tepkinin de ona paralel olmasının gayet normal görüyorum. Bu paralelde Ömer Yılmaz'ın cevabını anlayabiliyorum. Eleştiri birşeyleri değiştirmek , düzeltmek için yapılmayıp suçlamak için yapıldığı için cevap da bu şekilde olacaktır. Nihayetinde konu kendine özgü bir yerde tartışılıyor ki birşeyleri değiştirmek veya düzeltmek imkanı hala var.

    Arkitera forumun kullanılırlığının azalması ile ilgili ise yöneticilerin , en başta da Sayın Ömer Yılmaz ve Ahmet Turan Köksal'ın suçlanması bana göre fazla acımasızca bir eleştiri olmuş. Eğer eskisi gibi kullanılır bir site olmasını istiyorsak bunu nasıl yapabiliriz diye düşünmek lazım. Ve karışık cümleler arasında laf sokma yarışını bırakıp net cümlelerle sonuca gitmek lazım.

    Yöneticilerin bazen gereğinden de fazla sert dillerinin olduğuna katılıyorum. Ama genelde kaliteyi koruma adına doğru buluyorum. Yöneticilerin yanında biz neler yapıyorduk da yapmamaya başladık onu düşünmek lazım. Geçenlerde mimarlık başlığında bir konu başlattım. Bazı ihtilaflı konuları tartışma amacındaydım. Kendim de yeterince başarılı olamadım bu konuda. Ayrıca birkaç samanalevi yorumun üstüne devam eden bir tartışma ortamı da olmadı. Eskiden bazı konularda uzun , verimli ve bol paylaşımlı tartışmalar yapılırdı. Hatta öğrenciler ödevlerini dahi bu konulardan yapabilirlerdi. Burada yöneticilerin sert dillerini eleştirenler bu tür bir konu üzerinde hiç paylaşım yaptılar mı? Ne verdik de neler almayı istiyoruz? İlk önce otokontrol yapıp sonra başkasını eleştirmemiz lazım...
    "ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?"

    crazy_art

  5. #20
    mete_yolcu
    Herhangi bir düşünce, alakasız bir yerde tartışılamaz mı? Alakasız gibi görünen düşünceler yeni "şey" ler ilham edemez mi? Düşünceye her anlamda sınır çizmek ne kadar doğru? Tartışılan konulara herkes kendine göre bir zaviyeden bakamaz mı? Yarışmaya olan ilginin neden az olduğundan yakınmak, bir sürü farklı düşünceyi doğurabilecek bir hal değil midir?

  6. #21
    Şu açıdan bakalım. Konu Çankaya Bel. Yarışması. O yarışmadan ödül alanlar var. Ödül alamayıp projelerini paylaşmak isteyenler var. Ve biçoğu hatta hepsi de bu forumu takip ediyor. Ama bakıyor ki orada iki kişi forumdaki az katılımı bahane göstererek tartışıyor. Sürekli birbirlerine karşı yazılan mesajlar var. Bu durumda o konuyu ihlal etmiş , asıl konu hakkında yorum yazmak veya yorumları , tebrikleri okumak isteyenlerin hakkına girmiş olunmaz mı? Her konudan herkesin çıkarımları olabilir ama konu başlığından uzaklaşmadan tartışmayı devam ettirebilmek de ayrı bir yetenektir. Sizin dediğiniz gibi konular facebookda veya başka sitelerde fazlasıyla mevcut. O örneklerden ne kadar faydalı olup olmadığını veya ne kadar seviyesiz bir tartışma ortamı olduğunu anlaşılabilir.
    "ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?"

    crazy_art

  7. #22
    Kelimeler, sadece acıtmak için seçilip konumlandırıldığı sürece konu kısır itiş kakışlardan kurtulamayacak. Hatta, buradaki bazı mesajları ayıklayıp yeni bir konu açmak bile gerekebilecek.

  8. #23
    Alıntı Orijinal metin mete_yolcu tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
    Herhangi bir düşünce, alakasız bir yerde tartışılamaz mı? Alakasız gibi görünen düşünceler yeni "şey" ler ilham edemez mi? Düşünceye her anlamda sınır çizmek ne kadar doğru? Tartışılan konulara herkes kendine göre bir zaviyeden bakamaz mı? Yarışmaya olan ilginin neden az olduğundan yakınmak, bir sürü farklı düşünceyi doğurabilecek bir hal değil midir?
    Bunları yeni bir konu açarak yapmasında bir sakınca mı var?

  9. #24
    Alıntı Orijinal metin lumina tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
    Kelimeler, sadece acıtmak için seçilip konumlandırıldığı sürece konu kısır itiş kakışlardan kurtulamayacak. Hatta, buradaki bazı mesajları ayıklayıp yeni bir konu açmak bile gerekebilecek.
    Çok doğru. Acıtmak için yazdım. Çünkü acıtmak için yazılmıştı. Faruk Özgökçe'nin etki-tepki tespiti de zaten senin söylemini destekliyor Lumina.

    Cureyen açık açık "beni forumdan uzaklaştırdınız, görün bakalım" dedi zaten mesajında.

  10. #25
    cureyen
    Cureyen öyle birşey demediği gibi ima da etmedi! ''İzlenirliğin azalması (diyelimki kanı) konusunda, yöneticilerin aldığı pozisyonun da etkili olduğunu, üyeler birbirlerine hakaretamiz yazılar yazarken olağan karşılanıyor ancak, yöneticiler saçmalıyorken ve saçmaladıkları söylendiğinde uzaklaştırılıyorlar'' dedi. Yani, ölçütünüzün tek olmadığını (siz çifte standart diyorsunuz sanırım) söyledi.

    Okuyabildiğinizden emin olmakla birlikte; ''okuma''yı doğru yaptığınızda, çıkarımlarınızın da en azından normal insanlarınkine yaklaşabileceği konusunda umutluyum. Yazmayı bıraktığım halde, yanıt hakkı doğuran biçimde yazmaya devam etmeniz sevimsiz olmakla birlikte anlaşılabilir belki. Ancak, duymayıp uyduracaksanız eğer, ''o da benim topumu patlattı''vari çıkarımlarınızın eşiğini yükseltin biraz zira, ''kalibre''den kastedileni anlamak için dikkatli okuyucu olmaya gerek kalmıyor. Kimbilir, belki de teşekkür bile etmeliyim size.

    İzleyiciye not: Uzaklaştırma almam geçen seneydi sanırım. Uzun zamandır yazabiliyorum, en son İzmir yarışmasıyla ilgili yazmıştım.

  11. #26
    Karşılıklı atışmaların arasında eriyeceğini bilmeme rağmen, şu anki konu başlığı ile ilgili düşüncelerimi kısaca yazmak istiyorum. Gerçi 2-3 gün önce de yazabilirdim; ama ortamın "soğuyacağı" yönündeki öngörüm doğru çıkmadı; dolayısıyla daha fazla bekletmeden aklımdakileri (unutulmadan) yazıya dökeyim dedim.

    Yaklaşık 4 yıldır Arkitera Forum'a üyeyim ve bunun da yarısında hem yazma hem de yazılanlardan ilgimi çekenleri okuma konusunda aktif oldum. Bu süre içinde kendimce yapabildiğim tespitler şunlar oldu:
    1) Konuşma kültürüne dayalı bir millet olmamızın etkisiyle, toplam üye sayısına göre çok az sayıda kişinin yazı yazıyor olması.
    2) Yazan üyelerin çoğunun da (dili kullanma biçimlerinden ve açtıkları/yazdıkları konulardan yola çıkarak) "bedavadan bilgi edinmek" isteyen öğrenciler ve genç mimarlar olduğu.
    3) Yönetimin "Türkçe'nin düzgün ve dilbilgisi kurallarına göre hatasız" kullanılması isteminin, yazan üyelerin %90 tarafından fazla kaale alınmadığı ve sonuçta üyelere forum içinde çeşitli yaptırımlar uygulandığı. (Türkçe'nin düzgün konuşulması ve yazılması konusunda forum yönetimi ile aynı fikirde olmakla beraber, yasakların neyi çözdüğünü - ya da yasaklamayınca neyin kendi kendine düzeldiğini - de sıklıkla sorguluyorum bir süredir)
    4) Belli konulara çok ilgi gösterilirken belli konulara neredeyse hiç ilgi gösterilmediği. (Yarışma süreci ve sonrası dedikodu konuları, Mimarlar Odası adam olsa dünya yerinden oynar konuları vb. çok hit alırken, özellikle meslek pratiği ile ilgili konular, yani maaş, sigorta, yan haklar, çalışma saatleri, iş görüşmeleri, işverenler vb., en iyi ihtimalle bir saman alevi grafiği çiziyor; üyelerin seçme özgürlüğü ve takdiri sonuçta; aynı Oda seçimlerinden tutun da Genel Seçimler'e kadar olduğu gibi)
    5) Arkitera'nın bir firma, arkitera.com'un profesyonel bir internet sitesi, Arkitera Forum'un da gönüllülük esasına dayalı bir oluşum olduğu göz önüne alınmadan, çoğunlukla rollerin birbirine karıştırılarak eleştirilerin yapıldığı ve cevaplarının verildiği. (bu da toplum olarak tartışma kültürümüzün halen sağlam temellere oturamamış olmasıyla ilgili kanımca)

    Şimdilik aklıma gelenlerden toparlayıp yazıya dökebildiklerim bunlar. Tabii bu tespitleri yaparken somut verileri inceleyecek kadar zaman ayırmadım; o nedenle "sen böyle iddia ediyorsun ama, şu konu bu kadar hit almış, bu kadar cevap yazılmış" vb. bir yaklaşım olabilir. (İş yoğunluğumun azaldığı bir ara, buna da vakit ayırıp incelemek istiyorum aslında) Umarım sayısal bağlamda ben haksız çıkarım; ama birçok konu başlığında yazılanların - hem Türkçe kullanımı olarak hem de içerik olarak - niteliği (ve/veya kalitesi) konusunda çok da haksız çıkacağımı düşünmüyorum.

    Başta da belirttiğim gibi, karşılıklı atışmaların arasında konuya bu yönlerden de eğilmek isteyen olursa, (burada veya yeni bir konu başlığında) tartışabiliriz.
    Hayat, biz planlar yaparken başımıza gelenlerdir... (J. Lennon)

  12. #27
    cureyen
    Yazık! diyebilir miyim izninizle?!
    ''diyalektik diyalektik'' diye başlayan, sonrasında ''kapitalist örgütlenme'' diye bahsedilen konuyu ne kadar yalın ve çıplak kavramışsınız! Ve fakat bu sonuç için, kurduğunuz cümle ve kullandığınız sözcük sayısı fazla değil mi?
    Arkitera, Arkitera.com (aslında arkitera.com) ve arkitera.forum'un farkında olmayışımızı ''öğretim'' konusu yapmanız komik değil mi?
    Yazılan onca şey size; konu(lar) ile ilgili bilgisiz olduğumuzu mu gösteriyor?
    Elbette her ortamda tartışmaya hazırım. Neresini uygun görürseniz?

  13. #28
    Alıntı Orijinal metin ayasofya tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
    Önceden de bu tür bir son cümlesi vardı.
    Kısacası hiç zannetmiyorum.

    Böyle bir kaç ay sonra, yine ortaya çıkıp "Foruma ilginin az olduğunu" bahane edip demediğinizi bırakmazsınız.

    Zamanında bana "sus artık yeter" diyen şimdi neden durmuyor duramıyor. Topu bırakıp gidemiyor.

    Dur bakalım ne zaman gelecek.
    Güzel bir ilahi vardır.

    Demedim mi demedim mi?
    Gönül sana söylemedim mi?

    Yine cureyen bayramlık tadında gözünü yummuş, klavyesini açmış...
    Hani bizi bizle bırakmıştınız.

    Arkitera Forum'a girip herkese istediğini söylemek, gidiyorum deyip sonradan yine "dellenmek" bir klasik olsa gerek.

    Ben bundan sonra yok saymayı tercih edeceğim.

    Bilginize...

  14. #29
    cureyen
    ''dellenmek'' ne ola ki? Ve bu durumla ne ilgisi var? Kurum ve yapıların birbirinden ayrı olduğunu bilmediğimizi düşünen bir yazıya yanıt yazılmış. Ve olabildiğince ince verildi. Kaldı ki kilmimar'a sadece parantez açılıp not düşüldü, sitem edildi algılayışına.

    Yazmak istemiyorum deyip yazmayan birine, ardından yanıt hakkı gerektirecek biçimde yazmaya devam etmek ne kadar etiktir? Sizinle burda, bu ortamda tartışılamayacağını ve konu ne olursa olsun yersiz laf sokmalara uzanacağını bildiğimden, hakettiğiniz yanıtları özelden yazmayı tercih ettim bir kez. Yetinirseniz mutlu olurum.

Konu ile İlgili Bilgi

Users Browsing this Thread

1 adet kullanıcı bu konuyu ziyaret ediyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)

Mesaj Yazma Hakları

  • Yeni mesaj gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap veremezsiniz
  • Mesajlara ek yükleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •