3 sonuçtan 1 ila 3 arası gösteriliyor.

Konu: Yüksek lisans yapmak yada yapmamak...

  1. #1

    Yüksek lisans yapmak yada yapmamak...

    Mimarlık 4 yıllık lisans eğitimimi yeni tamamladım ve şuanda büyük bir boşluk içerisindeyim kimilerine göre mesleğe doğrudan atılmak kimilerine göre ise eğitime bir süre daha devam etme sözleriyle gel-gitler yaşamaktayım.Bu kadar geniş bir perspektife sahip olan bir mesleğe sahip olmanın dezavantajı da bu olsa gerek.Sizce yurt dışında yüksek lisans programına dahil olmanın artıları eksileri nelerdir.Daha önceden böyle ikilemlerde kalmış olup deneyimlerini paylaşabilecek birileri varsa şahsım adına büyük önem taşıyacaktır şimdiden teşekkür ederim.

  2. #2
    Akademik yaşamı seçecek iseniz, zaman kaybetmeden yüksek lisans yapmanızda yarar var. Ama böyle bir niyetiniz yok ise, bir an önce mesleği uygulayabileceğiniz bir yola kaysanız iyi olur; tabii eğer "mimarlık yapmak" istiyorsanız.

    Genelde, kararsızlık dönemlerini boş geçirmemek için yüksek lisans yapılıyormuş gibi bir izlenimim var; yanılıyor muyum bilmem? Böyle bir durum söz konusuysa, boş durmaktan iyidir.

    Bir başka durum da şudur: lisans eğitiminde insanın kazandıkları tam yerli yerine oturmamış olabilir ve bu nedenle eğitime devam etme gereksinimi doğabilir ki dört yıllık mimarlık eğitimi sonunda bu duyguya kapılmak çok doğaldır. Batı ülkelerindeki son yılların eğilimi, mimarlıkta lisans eğitimini beş yıla çıkarmaktır; bunun haklı bir nedeni olsa gerek.

    Yurt dışı konusu ayrıca ele alınmalı: mimarlığı ve mimarlık ürünlerini günlük yaşamlarının bir parçası haline getirmiş bir ülkede dolaşmak bile insana çok şey kazandırır. Olanak bulunursa oralarda bir büroda, bir firmada çalışmak düşünülebilir. Böyle bir ülkede lisans üstü eğitim yapmak da, o kültürü ve oradaki mimarlığı kavrama açısından çok yararlı olur.

    Çalışma yaşamına hemen atılmak tercih edilmiyor ise, bütün bunları tartarken boş durmak yerine bir mimarlık bürosunda çaycılık yapmak bile düşünülebilir; kendini ezdirmemek koşuluyla. Ya da olanaklar el veriyorsa, Avrupa'da bir öğrenci olarak dolaşmak, çevreyi algılamak için çaba harcayarak. Veya ikisini birleştirip, Avrupa'daki bir büroda çaycılık yapmak. Ya da, bu ülkedeki geleneksel mimarinin sırlarını kurcalamak üzere sırt çantasını, eskiz defterini alıp yollara düşmek.

  3. #3
    mimar79
    Bizde, diğer çoğu ülkede olduğu gibi uzmanlaşma diye bir şey olmadığı için, her şeyden biraz öğretilince, 4 yılda alınan lisans eğitiminin tatmin edici olduğunu düşünmüyorum. Buna bir de, güncelliğini yitirmiş bilgilerle derse giren hocaları ve öğrenci psikolojisi ile tanıdığa imzalatılan ama gerçekte yapılmayan stajları da eklerseniz, durum daha da kötü.Yüksek lisans yararlıdır. İnsanın ufkunu açıyor. Güncel konulara ve spesifik konulara dalıyor, araştırma yapıyorsunuz. Lisede ve lisans eğitiminde, ne işe yarayacağını bilmeden öğrendiklerinizi, elle tutulur bir zemine oturtuyorsunuz.Eğer akademik kariyer yapacaksanız, zaten hemen yüksek lisansa devam edin derim. Sıcağı sıcağına...Ama, iş hayatı için düşünüyorsanız, bence, önce iş hayatına kenarından köşesinden bir dalın, lisans eğitiminizi pratikle biraz yoğurun!Bir boşluk yakaladığınızda da yüksek lisans yapın! İş hayatında edinmiş olacağınız tecrübe, yüksek lisans için de iyi bir temel oluşturacaktır.Ben şu an 55 yaşındayım, yüksek lisan yapıyorum, bitmek üzere ve iş tecrübesinin çok yararını görüyorum, çok da keyif alıyorum.

Konu ile İlgili Bilgi

Users Browsing this Thread

1 adet kullanıcı bu konuyu ziyaret ediyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)

Mesaj Yazma Hakları

  • Yeni mesaj gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap veremezsiniz
  • Mesajlara ek yükleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •