6 sayfanın 6. sayfası İlkİlk 123456
85 sonuçtan 76 ila 85 arası gösteriliyor.

Konu: Mimarlar Odası 42. Dönem Seçimleri (Şubat 2012)

  1. #76

  2. #77
    Barış Altan'ın Arkitera.com'da bu sabah yayınlanan Görüş yazısı.

    Mimarlar Odası’nda “yeni” bir dönem dahaMimarlar Odası İstanbul Şubesi’ne mezuniyetimin üstünden yedi yıl geçtikten sonra, üyelik borcumun daha fazla içinden çıkılmaz bir hale gelmemesi için üye oldum. Bir mimarın oda üyeliğinin, fiilen olmasa da mali olarak neden mezuniyeti ile birlikte başladığı tartışılması gereken önemli bir konu ama bu yazının amacı değil. Üye olup, mali yükümlüklerimi yerine getirmeye başladığım dönemden bu yana Oda seçimlerinde bir kere oy kullandım. O da, benim de içinde yer aldığım Mimarlık İçin Mimarlar muhalefet hareketinin seçimlere katıldığı 2008 yılıdır. O seçim döneminin, öncesinde yaşananlardan seçimlere katılım oranına kadar, çeşitli yönleri ile değerlendirilmesi gereken bir dönem olduğunu düşünüyorum. Bu yazının amacı bu da değil, ancak Oda yönetiminin, son seçimlerde oy kullanan üyelerin, mesela yaş aralığı ile ilgili istatistiki bilgiyi internet sitesinde paylaşması çok yerinde olur. Böylece nasıl bir mimar kitlesinin seçimlere ilgi gösterdiğini anlamış oluruz. Bu bilginin çok manidar olacağından eminim.

    Bu yazıyı yazmaya karar vermemdeki temel sebep, 17 Şubat 2012 tarihinde, genel kurul öncesinde yapılmış olan teknik kongre. Bu kongre ile bir kez daha anladım ki, 2008 yılındaki seçim ortamından bu yana Oda bir arpa boyu yol almamış. Oda seçimlerini daha eskiden bu zamana izleyen ve bu görüşümü paylaşan insanlar olduğunu da biliyorum.


    19 Şubat 2012 tarihinde yapılan seçim ile sürpriz olmayan bir şekilde Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar grubu seçimi kazandı. Seçimlere iki grup katıldı, Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar (ÇTDM) ve Tüm Mimarlar Platformu (TÜMİP). Bu seçimlerde oy kullanmadım. Seçimi kazanan grubun, ideolojik çağrışımlar içeren ismin bir adım ötesine geçip, mimarlık mesleğinin ve ortamının sorunlarına referans veren bir isim kullanmamış olması, bu gruba oy vermememdeki temel sebeplerden biri. Tabii başka bir sürü sebep de var, ama daha en başta adları ile benim gibi birçok mimarı kendilerinden soğuttuklarını biliyorum. TÜMİP’in isminde böyle bir çağrışım yok ancak broşürlerinde yer alan ve “sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek” diye başlayan cümledeki sivil toplum kuruluşlarının hangileri olduğunun muğlak olması, bu gruba oy vermememdeki sebeplerden biriydi. Çünkü siyasal veya toplumsal olayları, kimler olduğunu hiçbir zaman bilemediğimiz “sivil toplum kuruluşları”nın desteği ile gerçekleştirmek bir marifet sayılıyor, böylece yapılacakların daha baştan meşrulaştırıldığı düşünülüyor.

    ÇTDM’nin neden böyle ideolojik çağrışımlar içeren bir ismi seçtiğini anlamak zor değil. Bu sayede kendini çağdaş, demokrat, toplumcu addeden mimarların oylarının alınması umuluyor. Şüphesiz, bu oy toplamanın en kestirme yollarından biri. Aynı şekilde, oy kullanacak mimarlar için de seçim yapmayı kolaylaştıran bir durum. Ama hiçbir grup, mimarlığı dünyayı kurtaracak bir meslek olarak görmeyen, mesleklerine ideolojik bir anlam ve sorumluluk yüklemeyen, temel dertleri ciddiye alınan bir mesleğin mensubu olmak olan, meslek örgütlenmesini siyasi mücadele aracı olarak görmeyip mesleğin sorunlarını çözmeye odaklanan bir kurum olarak gören mimarları oy kitlesi olarak belirlemiyor. Ben, hayata bakışım veya değerlerim açısından bu ÇTDM’nin adında geçen terimlerle kendimi özdeşleştirebilirim. Ama doğrusu çağdaş mimar nasıl olunur, demokrat mimar nasıl tasarım yapar, toplumcu mimarın projeleri neye benzer hiçbir fikrim yok. Eminim binlerce mimarın da fikri yoktur.

    Bu seçimlerle birlikte, uzun yıllardır olduğu gibi Oda yine önemli bir fırsatı tepti; bir düşünce kuruluşu olma fırsatını. Malum, İngilizcede think-tank veya policy institute olarak adlandırılan tanımlama Türkçeye düşünce kuruluşu olarak çevrildi ve yaygın olarak kullanılıyor. En basit tanımı ile bu kuruluşlar, çalışma alanlarında politika ve strateji üretirler, sonra da bu politikaların ve stratejilerin uygulanması için karar vericiler nezdinde lobi faaliyetleri yürütürler. Zaten işin can alıcı kısmı ikincisi kısımda, yani lobi faaliyetleri, diğer bir tanımlama ile savunuculukta (advocacy).

    Serbest mimardan, akademide yer alan mimarlara, kamu kuruluşlarından inşaat sektörüne kadar geniş bir yelpazeden üyeleri olan Oda’nın, bir düşünce üretim merkezi olmasını beklemek çok garip olmasa gerek. Fakat Oda’nın böyle bir kimlik taşıdığını söylemek pek mümkün değil. Haksızlık etmeyelim, mimarlığın ilgi alanına giren çeşitli konularda Oda’nın görüş oluşturduğu oluyor, ancak bu görüşlerin toplumda daha önemlisi karar vericiler nezdinde dikkate alındığını söylemek pek mümkün değil. Dikkate alınmamasının temel sebeplerinden biri, Oda’nın şimdiye kadarki söylemleri, politikaları ve yaklaşımları ile oluşturduğu “her şeye muhalefet eden istemezükçüler” imajı. Bu imaj nedeniyle müzakere ortamı oluşamadığı için de, Oda’nın bir nevi geleneksel spora dönüştürdüğü dava açma seçeneği devreye giriyor. Hangi politik görüşten olursa olsun karar vericilerle müzakere etmenin hiç kolay olmadığını biliyorum, ancak günümüzde toplumsal muhalefetin en önemli silahı, tarafları müzakere ortamına çekebilmek. Müzakere olmadığı zaman, imza kampanyaları, basın duyuruları, sokak eylemleri, davalar sonuçsuz kalıyor. Müzakerenin önemini anlatan iki örnek vermek isterim.

    İstanbul SOS Girişimi, geçtiğimiz 10 ay içinde Haliç Metro Köprüsü’nün, çevresi ile daha uyumlu bir şekilde tasarlanması ve projenin elde edilme süreçlerinin şeffaflaştırılması için basın duyuruları yaptı, geziler düzenledi, imza kampanyası açtı ama geriye dönüp bakıldığında, İstanbul SOS Girişimi kampanya yaptı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi de köprü yaptı. Halen de köprü inşa edilmeye devam ediyor. Oysa, Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları, geniş kamuoyu desteğini, TBBM’ye hatta Başbakan’a kadar taşıdı ve sonuç aldı.

    Bitirirken bir konuya daha dikkat çekmek istiyorum. Genel kurul için hazırlanmış olan 820 sayfalık faaliyet raporunun çevreye verdiği zarar bir yana, bu rapor ile belli bir olgunluğa ulaşmış kurumların artık çoktan terk ettiği bir yaklaşımın da Oda’da coşkulu bir şekilde devam ettiğini görüyoruz. Birçok köklü kurum artık genel kurul raporlarında, ne yaptıklarına değil ne yapamadıklarına daha çok sayfa ayırıyorlar.

    Umudum, Oda’nın en kısa zamanda ideoloji temelli değil, düşünce temelli bir kuruma doğru evrilmesi.

  3. #78
    Alıntı Orijinal metin Omer Yilmaz tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
    Kocaeli Subesi secimleri ile ilgili bir haber:
    Yalnız ironiye bak. İki dönemdir hayata gerçirmek istedikleri projeleri bu dönem tamamlayacaklarını söylemiş.

    bundan sonraki dönem de "üç dönemdir hayata geçirmek istedikleri projeleri..." diye gider.

    Bu arada Ömer Bey'in paylaştığı Twitter yazışmalarını yeni gördüm.
    Zaten bilinen bir şeyi açıklıyor.

    Ne büyük zafer kazanmışlar değil mi, bu ülkenin makus tarihini AKP'yi devirerek hem de büüüüüyyyyyüüüüüükkkk kocaaaammmmmaaaaaaannnnn Mimarlar Odası'nın yine yeniden kurtararak ele güne karşı gösterdiler.

    Kemalistler, Laikler, Atatürkçüler, CHP'liler ya da neyse yobazlar dışındaki herkes mutlu.

    İçimden diyorum ki, böyle ÖTEKİLEŞTİREN, KİMLERDENSİNİZ diyenlerden sana ne. Zaten Oda'nın durumu ortada. Kimsenin taktığı yok, gücü yok. Orada solcu kalmakla övünen köhne bir zihniyet duruyor. Sana ne. Herkes memnun. Sonra bir de muhalif olduğunda demediklerini bırakmıyorlar. Dinci, AKP2li yobaz filan. Bunlardan rahatsız olduğum da yok ama gel gör ki nedenini öğrenmek istediğimizde bize "senin haberin yok, kullanıyorlar seni" diyorlar. Özür kabahatten beter. Bu kadar paronayaklık, bu kadar kendi kendini destekleyen bir korku. Bir öcü travması.

    Sonra aman ne halleri varsa görsünler diyoruz. Bir kış uykusu sonra yaz uykusu sonra bir dahaki yıl yaz uykusundan sonra bir bakıyoruz Oda yönetiminde bir canlanma bir cevvallik. Ne oluyoruz. GAPTIRMADIK YÖNETİMİ.

    Ancak hep boşvere boşever anlıyoruz ki olan bize oluyor. Mimarlar Odası yüzünden mimarlığa olan oluyor. Sözde kıytırık seçimleri alıp topu topu 2000 mimarın oyunun dağılımı ile yönetim belirleniyor. 15.000 den fazla kişinin. Tek dert yönetimi kaptırmamak.

    Zaten öcü, zaten canavar olanlar farketmişler "Yahu bırakın bunlara verin bir oda yönetimi onlar oyalansın biz işimize bakalım" diyorlar. Çağdaş Demokratik Toplumcu Mimarlar kendilerini eyliyorlar. Asıl onlar kullanılıyorlar haberleri yok.

    Neyse efendim. Gören de Mimarlar Odası Başkanı olmaya istekli, orada oturdu mu önemli biri olacağını zanneden birinin yakarışları zanneder bunları. Bilenler bilir. Hiç niyetim yok. Kendimce ben zaten protest ve minicik 3-4 web projesiyle ses getirebilmeyi beceren biriyim. O yüzden yönetimde olayım diye bir egom yok.

    Ne yaparsa yapsınlar diye bir süperegom yok.

    İsyanım koskoca Oda'yı mesleki örgütlenme dışına itip başka alternatifler aramak zorunda bırakanlara ve her iki yılda bir kendi içinde paronayakça seçim kazanıp bir iş yaptıklarını zanneden üyelerinin ağzına bir kaşık bal çalıp sonra da emzik verenelere.

    Ama bir dahaki dönem boşvermemeye kararlıyım. Umarım o zamana kadar Oda kırıntısı kalır bir yerlerde.

  4. #79

  5. #80
    Telefonu açtığımda karşımdaki ses çok telaşlıydı .Nefes nefese aman diyordu az kalsın divanı alacaklardı yarın ne yapın edin gelin . "dinciler" bu sefer çok çalışmışlar.oda elden gidiyor !

    Yukardaki hikayeciği umarım beyenmişsinizdir.Aslında bir hikaye sayılmaz .Divan oylamasındaki yüz ifadelerine baktığımız zaman aynen böyle olduğunu anlayabiliyoruz. seçimlere sürekli katılan tecrübeli büyüklerimizin oylamaya ilkkez gelen yaşıtlarını görmeleri aşağı yukarı bu durumu destekler durumda. 2010 seçimlerinde genç oyları barındırınan sandıkların başındaki fazladan dikkatlerini görmeliydiniz .çıkan sonuç Mücella hanımı öyle memnun ettiki o hepimizin bildiği kahkahalrını bolca duyduk kendisinden
    genel kurulda mevcut yönetim yine mimarlıkla alakalı birşey söyleme gereği duymadı.onun yerine "siyeset"ten dem vurmayı tercih ederek bizleri hiç şaşırtmadı.
    Şimdi Cengiz Bektaşın yazısını acı bir tebessümle okudum “Kişi örgütünün yanında olmalı.”diyor kendileri kusura bakmasın ama biz acı çekmekten zevk almıyoruz. Çağdaş ? Demokrat ? Toplumcu ? Mimarlar ların Tümipe karşı ellerindeki tek argüman tümipi akp yanlısı olmakla suçlamak.peki kendileri nedir? Çağdaş ? Demokrat ? Toplumcu ? Mimarlar ve eşrafı tarafsızmı? .Nedense kendileri toplum tarafından marjinal be karanlık olarak tanımlanan çevrelerin medya ortamlarımda boy göstermekten çekinmiyorlar. Ona buna şucu bucu diye dil uzatırken insan birazda kendine bakmalı .
    Genel kuruldada tıpkı Cengiz Bektaşın yazısındada vurguladığı gibi mimarlar odası Toki karşı olduğu söylendi durdu. Odanın mahkemeye vererek durdurduğu projelerden bahsedildi gururla. kendimi uluorta " mahkemeye verilmeyen" mecidiyeköy ve kadıköydeki projelerden bahsetmemek için zor tuttum.
    Ve hala komisyonlardaki kalabalık açığa kavuşturulmuş bir konu değil.bu kadar insan ne iş yapar ne verimlilikte çalışır? Pazar akşamı ayrılırken deniz hanımın "komisyonlara bekleriz"davetine icabet edeceğimizi belirtmek isterim bu arada.
    Veni, vidi, vici

  6. #81
    MO İstanbul'un resmi seçim sonuçları basın açıklaması:

    TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin 42.Dönem Olağan Genel Kurulu, 17-18-19 Şubat 2012 tarihlerinde gerçekleştirildi.Verimli ve başarılı biçimde tamamlanan sürecin sonunda “Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar” 42. dönem çalışmalarını yürütmek üzere yeniden seçildiler. Ülkemizde ve kentimizde tüm yönleriyle mesleki kalitenin yükseltilmesini, mimarın haklarının korunmasını, toplum yararı ve meslek ahlakı önceliğini vurgulayarak savunan “Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar” bu sonuçla meslektaşlarından bir kez daha güvenoyu almış oldular.

    Seçimlerde toplam 2619 oy kullanıldı. Geçerli oyların dağılımı ise;
    “Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar” 1946 oy,
    “Tüm Mimarlar Platformu” 614 oy şeklinde oldu.

    42.Dönem Olağan Genel Kurulu sürecine katılan, katkı ve destek veren tüm değerli basın mensuplarımıza, meslektaşlarımıza ve kentlilerimize teşekkür ederiz.

    Saygılarımızla,


    Mimarlar Odası
    İstanbul Büyükkent Şubesi

  7. #82
    TÜMİP açıklaması

    Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin 42.Dönem Olağan Genel Kurulu 17-18-19 Şubat 2012 tarihlerinde gerçekleştirildi.
    18 Şubat’ta İTÜ Taşkışla’da yapılan genel kurulda 41. Dönem yönetimi çalışmaları hakkında sunum yaptı. Ardından Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar’dan , Tüm Mimarlar Platformu’ndan temsilciler, gruplardan bağımsız olarak Arif Atılgan ve Salih Şencan gibi konuşmacılar söz aldı. Genel kurulda Tüm Mimarlar Platformu adına Ali Reyhan Esen, Prof.Dr. Nuran Kara Pilehvarian, Bahadır Başaran, Mehmet Şimşek Deniz, Serkan Akın, İsmail Dabanlı ve Yunus Fırat Aydın söz aldı.
    19 Şubat’ta Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Karaköy Binası’nda yapılan seçimde şubeye kayıtlı 16176 üyeden sadece 2619’u oy kullandı. Geçerli oyların dağılımı ise;
    “Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar” 1946 oy,
    “Tüm Mimarlar Platformu” 614 oy şeklinde oldu.
    Tüm Mimarlar Platformu olarak 42. Dönem oda çalışmalarını yürütmek üzere seçilen meslektaşlarımızı tebrik ediyoruz ve çalışmalarında başarılar diliyoruz.


    Seçimde her iki grubu desteklemek için Pazar günlerini feda ederek ve kucaklarında çocuklarıyla gelen, meslek bilincine sahip ve meslek odasını sahiplenen tüm meslektaşlarımıza teşekkür ediyoruz.
    Hedefimiz toplumda mimarlık bilincini geliştirmek, mimar kimliğine itibar kazandırmak, şehircilik ve mimarlık politikalarının geliştirilmesinde mimarların daha çok rol almasını sağlamaktır.


    Meslek odamızın işlevsizleştirilmesine ilk karşı duran yine biz olacağız.


    Tüm Mimarlar Platformu mimarlık için çalışmaya devam edecektir.


    Mutlu mimarlar, mutlu şehirler, mutlu insanlar…?

  8. #83
    Trabzon MO seçimleri ile ilgili bir haber:
    http://www.61saat.com/haber/trabzon-...rrem-5869.html


    TRABZON MİMARLAR ODASINDA DEPRREM


    Bugün yapılan Trabzon Mimar Odası Olağan Genel Kurulu'nda 2 liste ile seçime gidildi.


    Mevcut başkan Salih Akyüz, yine Trabzon'un tanınmış önde gelen mimarlarından Saim Adanur ile yarıştı. 5 ilde toplam 654 delegesi bulunan Trabzon Mimarlar Odası seçimlerinde 279 delege sandık başına gitti. Resmi olmayan sonuçlara göre 6 oy geçersiz sayılırken 270 delegeden 148 oy alan Saim Adanur mevcut başkan Salih Akyüz'ü tahtından indirdi. Salih Akyüz ise 125 oyda kaldı. Resmi sonuçlar kısa bir süre içerisinde açıklanacak.


  9. #84

  10. #85
    Denizli'den gelen bir basın açıklaması
    B A S I N A Ç I K L A M A S I


    MİMARLAR ODASI DENİZLİ ŞUBESİ
    YENİ YÖNETİMİ HANGİ KOALİSYON PROGRAMI
    ÇERÇEVESİNDE OLUŞMUŞTUR?


    Mimarlar Odası Denizli Şubesi 11-12 Şubatta yapılan Genel Kurul ve ardından yapılan seçimler sonucu yeni yönetim kurulu ile diğer organlar belirlenmiştir. Yönetim Kurulu ve diğer organlara seçilen meslektaşlarımızı kutluyor, başarılar diliyoruz.


    Gerek seçim sürecinde, gerekse seçimlerden sonra yönetim kurulu görev bölümünün uzun süre yapılamamış olmasından dolayı Mimarlar Odası gündemi meşgul etmiştir. Seçilen yönetim kurulu üyelerinin seçime giren 4 gruptan, üç gruba ait temsilciler olması (3+3+1), gruplar arası uzlaşmanın sağlanamaması, bu zaman zarfında yeniden Olağanüstü Genel Kurula gitme düşünceleri mimarlık camiasını ve odamızla ilgili kentteki kesimleri gerilime sokmuştur.


    En nihayet seçimlere pembe liste ile giren grup ile (3 Y.K.Üyesine sahip), sarı liste ile giren grup (1 Y.K. Üyesine sahip) uzlaşarak yönetimde görev dağılımı yapmış, şube başkanı, 2. başkanı, sekreter ve saymanı belirlenmiştir. Cüneyt Zeytinci başkan, Hüseyin Türkyılmaz 2. Başkan, Erkay Ercan şube sekreteri, Suat Bilgi şube saymanı olmuştur. Seçimlere beyaz liste ile giren grup Y.K. Üyeleri (3 adet) ise düz üye olarak yer almışlardır.


    Seçimlere hedeflerini mimarlarla paylaşarak giren gruplar tek başlarına yönetimde çoğunluğu sağlayamadıkları için bir koalisyon oluştuğu görülmüştür. Şimdi bu koalisyonun hangi temel ilkeler üzerinde, hangi çalışma programı akslarında birleşilip anlaşılarak oluştuğu, bu iki grubun hangi amaçlarından vazgeçtiği, hangi amaçlarını gerçekleştirecekleri merak konusudur. Toplumumuzun en sözü geçer meslek odalarından olması gereken Mimarlar Odası, gelecek 2 yıllık dönemde hangi programı gerçekleştirecektir? Yoksa sadece bir koltuk paylaşımı ile mi uzlaşma sağlanmış, kimi başkan kimi sekreter olmuş, seçim öncesi vaatleri ve çalışma aksları rafa mı kaldırılmıştır?


    Denizli kamuoyunun yukarıdaki soruların yanıtlarını öğrenmeye hakkı vardır. Örneğin sarı listenin olmazsa olmaz koşulu “Haksız Rekabeti Önlemek için havuz oluşturma” programından vaz mı geçilmiştir? Vazgeçilmedi ise uygulama hangi tarihte başlayacaktır? Pembe liste deklere ettiği hangi vaatlerini öne almış, hangi gezilerden taviz vermiştir?


    Mimarlar Odasının üzerine düşen görevlerini yapması, programını gerçekleştirip gerçekleştirememesi mimarlar ve kentte yaşayanlar için önem arz etmektedir. Bu yüzden yukarıdaki soruların ivedilikle “Uzlaşan“ grupların yönetimdeki temsilcilerince ve şube başkanınca açıklanmasında yarar vardır.


    Kamuoyunun bilgilerine saygı ile duyurulur.

    28.02.2012
    DEMOKRAT MİMARLAR
    Grubu Adına Süleyman Boz

Konu ile İlgili Bilgi

Users Browsing this Thread

1 adet kullanıcı bu konuyu ziyaret ediyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)

Konunun Etiketleri

Mesaj Yazma Hakları

  • Yeni mesaj gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap veremezsiniz
  • Mesajlara ek yükleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •