7 sayfanın 4. sayfası İlkİlk 1234567 SonuncuSonuncu
95 sonuçtan 46 ila 60 arası gösteriliyor.

Konu: Ahmet Vefik Alp

  1. #46
    viola
    Sayın Alp

    Bildiğiniz gibi, Le Corbusier'nin Mimarlık ya da Devrim sloganıyla kemikleşen, yaşamı mimarlık yoluyla dönüştürmek iddiasındaki avangard Modern Mimarlık bu bağlamda çok eleştirilmiştir. Totaliter sayılabilecek bu yaklaşım, ironik bir biçimde, Nazi Almanyasının mimarlık uygulamalarında hayat bulmuş, politik bir söylemin güdümünde gerçeğin estetize edilişinin çarpıcı bir örneğini vermişti.

    Sanatçı - teknik adam olarak mimarın fiziksel çevreyi biçimlendirme/değiştirme konusundaki sorumluluğunun sınırları sizce nereye kadardır? Aktif siyasetle ilgili bir mimar olarak bu konudaki düşüncenizi özellikle merak ediyorum.

    Saygılar.

  2. #47
    duygu
    merhaba Ahmet Bey,
    İmaj ve kimlik konusundaki düşüncelerinizi sormak istiyorum. Tasarımlarınızın sırtlarında taşıyacakları yükleri nasıl belirliyosunuz?
    Teşekkürler

  3. #48
    Ahmet Vefik Alp

    M Mustafa Mahmu

    Sevgili Mustafa,

    Türkiye içinde ve dışında tasarlamış olduğum yapıtların bir bölümü gerçekleşti ve gerçekleşiyor, bunlar beni çok mutlu ediyor. Sitedeki proje listesinden bunları görebilirsin.

    İstanbul ve Türkiye için hazırladığım Tüpgeçiş, Yüzergeçiş, Çekirdek Konut, Haliç Otoparkı, Müzekent İstanbul, Proje 3G gibi radikal çözüm projelerinden Harem-Sirkeci Tüpgeçiş Projesi kısmen değiştirilerek ihaleye hazırlandı. Pendik-Yeşilköy Yüzergeçiş Projesi Dünya Boğaz Geçişleri Örgütü tarafından başyapıt olarak tescil edildi ve Uluslararası Bilimsel literatüre girdi. Ayrıca bu proje İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nce 1 yıl süreyle araştırıldı ve test havuzunda denenerek teknik açıdan olur aldı.

    Gecekondu ve konut sorununu çözmeyi hedefleyen Çekirdek Konut Projesi ekonomik krize takıldı. Bunların dışında Anadolu’ ya Dönüş ve Şehirler Bakanlığı temalı 2 projem daha var. Koalisyon Hükümeti günlük sorunlar nedeniyle bu projelere giremedi ancak yeni hükümeti oluşturacak AKP’ nin Şehirler Bakanlığı ve Konut Projemi benimsediğini basından takip ediyorum. Mimarlık, Şehircilik ve çevre açısından ülkemizin geri kalmışlık sınıfını geçemediğini üzülerek izliyorum. Çarpık kentleşmenin bizlere yıllık faturası 10 milyar $’ dır.

    Benim projelerim ülkemizde tepeden tırnağa bir imar reformunun gerçekleştirilmesiyle anlam kazanabilir. İstanbul’a ve Türkiye’ ye düzeyli ve anlamlı mimari ve şehirsel kurgular kazandırmak üzere çalışmalarımı sürdüreceğim.

    Gözlerinden öper, başarılar dilerim....

  4. #49
    Ahmet Vefik Alp
    Sevgili Ayasofya,

    Keşke isminide yazsaydın, bir kiliseye cevap vermek durumunda kalmazdım. Baymısınız Bayanmı onu da bilemiyorum. Sorularınız çok ancak Mimarlar Odası’ yla ilişkiniz ve sorularınızlada bağlantılı olarak sizinle bir serzenişimi paylaşmak istiyorum. Proje listem ve özgeçmişimdende göreceğiniz gibi yurt içi ve dışında akademik ve profesyonel olarak dolu dolu bir meslek hayatım var. Ancak Mimarlar Odası’ nın Bülten ve Dergilerinde ne benden ne de projelerimden bir tek kelime göremezsiniz. Örneğin Ağa Han Ödülleri’ ne aday gösterilen 15 milyon $’lık Riyad Büyükelçiliği Kompleksi projemin şu anda genç bir mimar olan bir öğrencim tarafından Mimarist Dergisinde basılması önerilmiş ve cevap şu olmuş: ‘ Ama o bir MHP’ li ‘. Odamızın bazı yöneticileri bu zihniyeti atamadıkça, siyasi tandansı ne olursa olsun tüm Türk Mimarlarını aynı sıcaklıkla kucaklayamadıkça, siyasi görüşü ne olursa olsun üyelerini mimari kimlikleriyle algılamadıkca Türk Mimarisine faydası sınırlı kalmaktadır şeklinde düşünüyorum. Nitekim odamız bir türlü siyasi iradeyle barışıp ülkemizin bu alandaki ciddi sorunlarına ortak çözümler üretememekte, sürekli muhalefet halinde ihtilaflar ve mahkemelerle gündemini doldurmaktadır. Halbuki ben çokta yetkisi olmayan Başbakan Başdanışmanlığı görevim sırasında ortak bir çalışma yapmayı çok arzu etmiş, 2005 yılındaki üstlendiğimiz Dünya Mimarlık Zirvesi’ nin masraflarını karşılamak üzere Sayın Bahçeli’nin Tanıtım Fonu’ndan 200.000 $ ın karsılşıksız Odamıza aktarılmasına vesile olmuştum, küçük bir teşekkür dahi almadım. Bu yaklaşım beni ve tahmin ederim birçok üyemizi üzmektedir.

    ABD’ de, Texas Rice Üniversity’ de 1979 yılında Mimari ve Şehirsel Psikoloji alanında tamamladığım ‘Aesthetic Response to Geometry in Architecture’ başlıklı doktoram ‘7922428’ numarayla University Microfilm International, Ann Arbor, Michigan USA’ den temin edilebilir. O zaman internet yoktu, doktora tezleri bütün dünyaya Microfilm formatında yayılıyordu. Doktora tezim bir çok dilde kısaltılmış olarak yayınlandı, tam bir metni İTÜ Mimarlık Fakültesi Kitaplığı’ nda olmalı, oradan bulabilirsin. Bu doktora çalışması 16 ayda tamamlanarak bir dünya rekoru teşkil etmiştir.

    MHP’ de şu anda üyelik dışında hiçbir görevim yok, basından üyeliklerinde düşürüldüğünü okudum bu nedenle istifa edecek bir yerim yok. Başbakan Başdanışmanlığı’ ndan ise aday olmak için istifa etmiştim. Şu an için anıtsal bir yapıt olacağına inandığım MHP’nin Ankara’ Genel Merkez Binası İnşaatı ‘nın yapımını denetlemeye devam ediyorum.

    İstanbul ve Türkiye için hazırladığım projelerimi siyasi kimlik gözetmeksizin ülkem adına sahiplenecek iktidarın emrine amade kılmaya hazırım.

    Gözlerinden öper, başarılar dilerim....

  5. #50
    Ahmet Vefik Alp

    Onur Eroğuz

    Sevgili Onur,

    Seçim dönemlerinde siyasi afişlerin gelişigüzel yapıştırılmasına karşıyım, ancak bu süreç biz adayların kontrolü dışında gelişiyor. Ülkemizde kente karşı o kadar suç işleniyor ki hangisiyle başedeceğimizi şaşırdık. Şahsen binaların üzerine gelişigüzel yerleştirilen tabelalara, takılan plastik panjurlara, balkon kapatmalara ve benzerlerine karşı bir savaş veriyorum. Fakat genel mimari kültür anlayışı o kadar ham ki bina sahipleri beni düşman gibi görüyor. Ne yazık ki ülkemizde telif haklarına ve fikir emeğine değer verilmiyor.

    Gözlerinden öper, başarılar dilerim....

  6. #51
    Ahmet Vefik Alp

    Deniz Emil

    Sevgili Deniz,

    Yarama parmak bastın. Başbakan Başdanışmanları ben atandığım zaman 15 kadroyla sınırlı idi. Normal şartlarda Sayın Başbakanı uzmanlık alanlarında yönlendirmesi beklenen bu üstdüzey kadrolar beklendiği şekilde işlemiyor. Üstelik koalisyon ortamında bu kadrolar ortaklara göre paylaşıldı. Benden hiçbir görüş istenmedi. Ben kendi kendime raporlar sundum ancak dikkate alınmadı. Deprem sonrası dahi aynı durum devam etti. Kriz ve güncel ülke sorunları hep öne çıktı. Halbuki ben ülkemin bir ayıbı olan düzeysiz ve şekilsiz mimari ve şehirsel çevresinin bir imar reformu ve dönüşüm projeleriyle restore edilmesi başlığını en azından Hükümet gündemine getirmeyi ümit ediyordum. İnsanımızın sağlıklı ve düzeyli mekanlarda yaşamasını bir vatandaşlık hakkı olarak görüyorum.

    Gözlerinden öper, başarılar dilerim....

  7. #52
    Ahmet Vefik Alp

    İlyas Balta

    Sevgili İlyas,

    1994 yılında bana İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığını MHP teklif etti. Hem uluslararası profesyonel ve akademik birikimimi İstanbul’ un hizmetine sunmak hemde eserlerimde vurguladığım Milli Mimari Sentezi öne çıkarmak amacıyla bu teklifi kabul ettim. Bugün en önemli yapılarımızın yabancı mimarlara teslim edilmesinden ve Türk mimarlarının bunların yanında asistan olarak kullanılmasından rahatsızım. 94 adaylığımdan sonra MHP ile bağlarım oluştu, Genel Merkez binalarının projelerini hazırlamam istendi. 99’ da MHP’ den milletvekili olabilecekken kazanamayacağımı bilmeme rağmen Dr. Bahçeli’ nin ricasını kırmayarak yine MHP’ den İstanbul Belediye Başkan adayı oldum. Doğru yapıp yapmadığımı bilemiyorum. zaman gösterecek. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaparak dünya güzeli bu kenti toparlamak en büyük arzum ve hedefim. Kısmet olur mu bilmem.

    Gözlerinden öper, başarılar dilerim....

  8. #53
    Ahmet Vefik Alp

    cenkini

    Sevgili Cenkini,

    Mimarlığa ve Şehirciliğe aşığım. Türkiye içinde ve dışında bir takım projelere imza atarak bu aşkımı bir miktar tatmin edebildim. Ancak şehirlerimizin bugün bir ‘görsel görültü’ haline gelen durumu beni çok üzüyor. Bir milletin ulaştığı medeniyet çizgisinin şehirlerinin görüntüsüyle doğrudan orantılı olduğunu düşünüyorum. Çarpık şehirleri çarpık zihniyetler yaratıyor, çarpık şehirlerdende çarpık zihniyetler yetişiyor, bu kısır döngü Türkiye’nin kaderi olmamalı. Ne yazık ki siyasi, ekonomik ve ahlaki istikrarsızlık düzeysiz, ilkel ve illegal yerleşimler olarak kanserli tümörler şeklinde şehirlerimizi teslim alıyor. Bu kötü gidişi bir ölçüde bile olsa düzeltebilmek için siyasi iradeye yakın olmak gereğini duyuyorum. Mensup olduğum siyasi parti 57. Hükümette iktidar ortağı olmasına rağmen bu yönde bir ilerleme kaydedemedim ve sizinde ifade ettiğiniz gibi siyasi kimliğimle sanatçı kimliğim arasında gidip geliyor, çelişki yaşıyorum. Her ölçekte projeler üretmeye devam edeceğim ve birikimimi ülkemin hizmetine getirmeye çalışacağım.

    Gözlerinden öper, başarılar dilerim....

  9. #54
    Ahmet Vefik Alp

    rennie

    Sevgili Rennie,

    İsmin bu mu bilmiyorum, bir ilaç ismine benziyor. Sitedeki ‘Bir Mimarın Çığlığı’; Düzensizliğin Düzeni başlıklı haykırışımı okursan sorunun cevabını bir bakıma alabilirsin. Beşiktaş’ taki anıta girmek istemiyorum o bir bina değil, bir simge gereğinde kaldırılmasıda çok zor olmasa gerek. Ama diğer yapıları ‘ Kente Karşı İşlenen Suç’ olarak görüyorum. Bunları çoğaltmak mümkün, örneğin oturduğum yere yakın olduğu için sayıyorum Fenerbahçe Piramit, Fenerbahçe Yarımadası’ nın kuzey tarafındaki Kulüp Tesisleri ve çayhaneler.... Ben buralarda büyüdüğüm için buraların eski halini hatırlıyorum ve bu güzide alanları bu kadar çabuk nasıl tahrip ettiğimizi anlamakta güçlük çekiyorum. İstanbul’ un nostalji fotoğraflarına baktıkça neleri yitirdiğimizi daha iyi anlayabiliyorum. İşte bunlara dur diyebilmek için siyasete bulaştım isede henüz hiçbir başarı kaydedemedim.

    Gözlerinden öper, başarılar dilerim....

  10. #55
    Ahmet Vefik Alp

    Güler

    Sevgili Güler,

    Yurtiçinde ve yurt dışında asistanlıktan profesörlüğe hatta profesörlüğün üstünde ünvanlara uzanan bir akademik hayatım oldu.Ne yazıkki ülkemizdeki mimarlık eğitiminin giderek bozulduğunu gözlemliyorum. Gelişmiş ülkelerde mimarlik eğitimi en az beş yıl ,bu süre sonunda alınan üniversite diploması sizi yalnızca meslek adayı yapabiliyor.Mesleği uygulamak ve imza yetkisi ile donatılmak için lisanslı bir büroda başarı raporuyla kanıtlanmış ortalama üç yıllık staj ve bunun arkasındanda mesleki lisans sınavını başarıyla geçmeniz gerekiyor. Mesleki lisansınızı devam ettirebilmek için her yıl mesleki kurslara katılıp, krediler almanız gerekiyor. Aksi takdirde lisansınız askıya alınıyor.Ben 32 yıllık bir mimarım, benim yetkilerimle bu gün mezun olan bir mimarımızın yetkileri aynı. Çevremizin bu hale gelmesinin bir nedeni de bu. Neticede hem çevre bozuluyor hem mimarlık mesleğine güven yok oluyor. O nedenle de en güzide yapılarımız yabancı mimarlık bürolarına gidiyor. Bir meslek yasası dahi henüz yok. Proje müellifinin telif haklarına saygı yok. Fikir emeğine kimse değer vermiyor. Yaptığınız bir projeyi yapım sırasında denetlemek en doğal hakkınız olmasına rağmen bu durum mal sahibinin tercihine bırakılıyor. Özetle hem mimarlık eğitimimiz hem de mesleki uygulama ortamımız içler acısı bir durumda. Umarım şevkinizi kırmadım. Benim oğlum da mimarlık okuyor. İnşallah gelecek daha iyi olur.

    Gözlerinden öper, başarılar dilerim....

  11. #56
    Ahmet Vefik Alp

    Gezgin

    Sevgili Gezgin,

    Siz çok gezdiğinize göre bu soruların cevabını da bilmeniz gerekir. Çok gezen çok bilir. Sorunuza burada cevap vermek istersem siteyi kilitleriz herhalde. İstanbul için hazırladığım ulaşım ve yerleşim senaryoları bu sitede kısmen yer alıyor. Onları incelerseniz sorunuz kısmen cevap bulabilir. Ancak şunu bilmeliyiz ki İstanbul’u tek başına çözümlemek mümkün değil. Yine benim önerdiğim “ Anadolu’ya Dönüş” projesini başlatmak bir yana, siyasi iradenin büyük bir imar reformunu gerek mevzuat gerekse de organlarıyla gerçekleştirebilmesi gerekiyor. Umut edelim ki yeni hükümet bu yönde adım atar. Benim önerdiğim “Şehirler Bakanlığı” kavramını AKP iktidarı da benimsedi gözüküyor. Şu anda ülkemizdeki imar ve planlama yetkilerini onlarca bakanlık ve binlerce belediye, kaotik ve itilaflı biçimde paylaşıyor, daha doğrusu paylaşamıyor. A’nın yaptığını B bozuyor. Sonuçta ya illegal ya da günübirlik rant çözümleri, saygısızca ve düzeysizce doğal ve kültürel çevremizi yok ediyor. Türkiye düzeysiz yapılaşma ve kentleşme nedeniyle her yıl 10 milyar dolar zarar ediyor. Ancak bu zarar, deprem gibi hortum gibi bir gecede oluşmadığı, yavaş yavaş gerçekleştiği için kimse bunun farkına varamıyor.

    Gözlerinden öper, başarılar dilerim....

  12. #57
    Ahmet Vefik Alp

    Duygu

    Sevgili Duygu,

    Mimari bir gereksinim insan fizyolojisine uygun konforlu bir ortamda yerine getirilebilmesi için mekanlar yaratılmasının ötesinde insan psikolojisini şekillendiren, kültürler ve nesiller arası diyalog oluşturan, belli bir iklimin, belli bir topoğrafyanın, belli gelenek ve göreneklerin fiziksel ifadesidir. Yapılar ve yapı grupları bizlere mesajlar verir. Diğer bir deyişle konuşurlar. O bakımdan bir mimari eserin yüklü olduğu anlamlar ve mesajlar çok zengin ve karmaşıktır. Bu da mimarlığın nedenli derin ve karmaşık bir olgu olduğunu bize göstermektedir.

    Ben şahsen eserlerimde milli mimarimizle diğer bir deyişle geleneksel mimari folklorumuzla hi-tech yaklaşımın hassas bir sentezini arıyor, bu iki birbirine zıt olguyu içiçe geçirerek çarpıştırarak bundan çok güçlü bir dinamizm, bir sinerji elde etmeyi hedefliyorum. Esasen ülkemizin Avrupa’ya entegrasyonunda benisemesi gereken yaklaşımın da bu olduğuna inanıyorum. Diğer bir deyişle çağdaş Batı’ya milli kimliğimizle...

    Gözlerinden öper başarılar dilerim...

  13. #58
    cdmannn

    İstanbul'un hali

    Merhabalar Ahmet bey,
    Öncelikle iyi çalışmalar diliyorum. Ben Şehircilik ve Mimarlık öğrencisiyim. Sizin de bu iki meslek adına bir çok düşünceniz olduğunu bilerek size yaşadığım şehir İstanbul hakkında bir iki sorum olucak :

    1 - İstanbul'un karmaşık, düzeni pek olmayan yapısı ve küreselleşmenin İstanbul'a etkileri hakkında neler düşünüyorsunuz?

    2- Siz bir şehirci ve mimar olarak İstanbul'un gidişatı ve gidişatının düzelme durumları hakkında neler düşünüyorsunuz?

    3- Dinamik bir şehir olan İstanbul, 2025 yılında Türkiye de AB'ye girdiğini düşünürsek nasıl değişiklikler yaşayacaktır? Beyoğlu'nun kimliği nasıl değişecektir?

    Teşekkürler ,...

  14. #59
    meilland
    merhaba

    arkiteraya hoşgeldiniz!

    ülke bazında hazırladığınız projelerinizin değerlendirilmemesini nelere bağlıyorsunuz? siyasete tamam mı,devam mı?

    akademik kariyerinize rağmen piyasada sizi pek görmüyoruz, sizce neden?

    tesekkür ederim...



    not:bana sadece basarılar dileyebilirsiniz...
    En son meilland tarafından düzenlendi : 12-11-2002 18:55

  15. #60

    SABRİ PAŞAYİĞİT tarafından gönderilen mesaj

    DEĞERLİ HOCAM;
    1. SORUM

    SİYASETİ BIRAKIP MESLEĞİNİZE DAHA FAZLA ÖNEM VERMEYİ DÜŞÜNÜYORMUSUNUZ.
    2.SORUM
    YAPTIGINIZ VEYA YAPACAGINIZ PROJELERİNİZİN TASARIMINA BAŞLARKEN İZLEDİĞİNİZ YOL NEDİR ? BENM GİBİ GENC MİMARLARA BU KONU HAKKINDA NELER
    TAVSİYE EDERSİNİZ.
    3.SORUM
    MİMARİDE ETKİLENME, ETKİLEME, ÖZGÜNLÜK,
    TAKLİT GİBİ KAVRAMLAR HAKKINDA NELER DÜŞÜNÜYORSUNUZ.

    MESLEĞİNİZDE BAŞARILAR DİLERİM.
    SABRİ PAŞAYİĞİT

Konu ile İlgili Bilgi

Users Browsing this Thread

1 adet kullanıcı bu konuyu ziyaret ediyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)

Mesaj Yazma Hakları

  • Yeni mesaj gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap veremezsiniz
  • Mesajlara ek yükleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •