7 sayfanın 7. sayfası İlkİlk 1234567
95 sonuçtan 91 ila 95 arası gösteriliyor.

Konu: Ahmet Vefik Alp

  1. #91
    "Neler Oluyor Bize?"
    Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp
    Başbakan Eski Başdanışmanı
    Ergenliğe adım atarken Başbakan Menderes ve Arkadaşlarının idamları ile sarsılmıştım..

    ITU de talebelik yıllarımda ülkücü-devrimci çatışmalarını derinlemesine yaşadım..

    Yurt dışında çalıştığım yıllarda Ülkemizin çalkantılı gündemini endişe ile izledim. Darbeler, muhtıralar bir yana, her sabah yeni bir olay, yeni bir tartışma, yeni bir skandal, yeni bir vahşet, yeni bir manşet vardı?

    Suudi Arabistan da 8 yıl ders verip, proje yaparak tasarruf ettiğim birikimin bir kısmı 1994 yılında bir gecede bir bankada buharlaştı. Sorumlular bugün saygın kimse olarak dolaşıyorlar.

    Şimdilerde ise başka tür hortumlar türedi. Denizler, Fenerler falan?

    Son yıllarda, sıkıntılarımıza ekonomik darboğaz, diplomatik kayıplar eklendi?Kıbrıs?ta geri düştük, Irak da pasif kaldık, çuval giydik, Avrupa üyeliği giderek uzaklaşıyor...

    Yıllardır türbanlı-türbansız, dinci-laik, yobaz-çağdaş, doğu-batı gibi kutuplar arasında gidip gelen Ülkemiz sürekli kriz ortamına zorlanıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi, parti kapatma davaları, TSK nın uyarıları her seferinde çalkantılara neden oldu. Sonra Ergenekon Davası geldi. Mahkemeler ciddi deliller olmadan dava açmazlar, açmamaları gerekir. Ancak bu kadar seçkin insanımızın, bilim adamımızın, komutanlarımızın tutuklu veya sürgünde olmasını içime sindiremiyorum. Umarım süratle yargılanıp aklanırlar.

    Yasadışı göçmen pazarı, uyuşturucu koridoru olduk. Yakalananlar var, acaba yüzde kaçı ?..

    Telekulak yaygın, komşuya telefon açmaya çekiniyoruz.

    Sahtecilik istemediğiniz kadar. Milli içkimiz dahil her şeyin sahtesi mevcut.

    Karşılıksız çek patladı. Işsizlik tavan yapmış. Kartzedeler canına kıyıyor. Fuhuş alabildiğine..

    Bahtsız çocuklar kağıt mendil satıyor, cam siliyor, sonra tiner içiyor?

    Kaçak eşek kesip etini satanlar bile var bu Ülkede...

    Gelir makası açılıyor. Yoksul daha yoksullaşıyor. Emekliler içler acısı. Eğitim, sağlık sektörü sancılı. Adliye zorlanıyor..

    Ihaleler ise evlere şenlik, ?yabancıya gitmesin? ilkesi egemen..

    Şimdi, Kürt kardeşlerimiz ve Ermeni dostlarımız için açılımlar geliyor. İktidar muhalefet saç saça baş başa?Henüz berraklaşmayan paketlerin bizi nereye götüreceğini kestiremiyorum.

    Bu süreçten medya da nasibini almış: yandaş, muhalif, dinci, çağdaş medya var.. Çeşit çeşit..

    Akşam haberleri bir kabus: Şehit cenazeleri, köy katliamları, ayaklanmalar, yakıp yıkmalar, cinayetler, adam taramalar, tecavüzler, soygunlar, infazlar, linçler, mekan basıp kadın kaldırmalar, şehir eşkıyaları, töre kurbanları, kabadayılar, magandalar, üfürükçüler, dolandırıcılar, cinnet geçirip çocuğunu karısını doğrayanlar, kız arkadaşını testereyle kesenler, çeteler, mafyalar?

    Neredeyse herkesin belinde tabanca asılı, yoksa kasatura?

    Yolsuzluk, yalakalık, adam kayırma yaygın. Ahbap çavuş sistemi hakim.

    Bu işler artık göz önünde yapılıyor. Kılıfına uyduruluyor. Utanma, sıkılma kalmadı. Köşedönmecilik, uyanıklık, bitirimlik kültürümüz olmuş..

    Çarpan götürüyor. Adamını bulan, güçlü olan kazanıyor..

    Betondan kaçak kentler. Çevre, doğa, kültür katliamı, diğer bir deyişle bize deprem, sel, afet olarak geri dönen kentsel suçlar?Sel felaketinden ders alamayıp Istanbul ormanlarına köprü ve otoyol dayatan Iktidar. Bunları da unutmayalım.

    Daha neler, neler?

    Son günlerde canımızı malımızı, ülkemizin sınırlarını teslim ettiğimiz büyüklerimiz çete üyesi, suç örgütü ortağı olarak bir bir tutuklanmaya başladılar. Üst rütbeli askerlerimiz, üst düzey polislerimiz haksız menfaat, tehdit, şantaj, rüşvet gibi berbat iddialarla içeri alınıyor..

    Peki kime güveneceğiz..? Nereye gidiyoruz biz..?

    Neler oluyor bize..?

  2. #92
    Sorusunun cevabını bilmiyorum ama Ahmet Bey'in tespiti ilginç değil mi!

    Ahmet Vefik Alp'ten basın açıklaması:
    Mütekait Hoca’ dan Otokritik : "Ben Hariç Hepsi Bir Yerlere Geldiler…!"

    1994 yerel seçimleri 16 yıl geride kaldı. İsviçre, ABD, Japonya ve Suudi Arabistan’ı kapsayan 12 yıllık gurbet çalışmalarından sonra Ülkeme 1990 yılında Körfez Savaşı sırasında dönmüştüm. MHP nin rahmetli lideri Alpaslan Türkeş ile tanıştım. Karşılıklı elektrik oldu. Başbuğ daha ilk günden beni çok sevdi ve bana çok güvendi. İlime, bilime çok önem veriyordu. Partiye kaydettirdi ve Başdanışmanı yaptı. Fransız papaz mektebinde yetişmiş, gitar çalan, ITU ni birincilikle bitirmiş, Devlet tarafından gönderildiği ABD de 16 ayda hem Master hem Doktora yapmış ve Istanbullu bir ailenin tek evladı olarak o zamanki MHP profiline biraz aykırı düşüyordum. Sağ olsunlar teşkilat ve milliyetci-ülkücü camia beni kabullenmiş, benimsemiş ve hatta bağrına basmıştı. Doğal olarak bu süreçte Başbuğ’un işaretinin önemi çoktu.
    Asıl sürpriz rahmetli Türkeş Beyefendi’nin bendenizi 1994 yılında MHP nin Istanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yapmasıydı. Ve 1994 de Istanbul Belediye Başkan aday kadrosu muhteşemdi:

    SHP Zülfü Livaneli
    DYP Bedrettin Dalan
    DSP Zekeriya Temizel
    ANAP Ilhan Kesici
    CHP Ertuğrul Günay
    RP Recep Tayyip Erdoğan
    MHP Ahmet Vefik Alp

    O seçimde %3 oy alabildim. 1999 da tekrar MHP Istanbul adayı olduğumda %8 ile MHP nin Istanbul da gelmiş geçmiş en yüksek Büyükşehir oyunu aldım. Sonrasında rahmetli Türkeş’in bana emanet ettiği, ancak göremediği MHP Genel Merkezi projesini bir anıt eser olarak gerçekleştirdim. Böylece, bana olan güvenini boşa çıkarmadığımı düşünüyor ve O’nu rahmetle anıyorum. Ne yazık ki Türkeş sonrası MHP yönetimiyle anlaşamadığımdan siyasete gözümü açtığım MHP den 2003 yılında gitmek zorunda kaldım.
    Ancak konum bu değil.
    Şimdi şöyle geriye dönüp bakıyorum. Ben hariç 1994 yılında benimle beraber Istanbul adayı olan muhteremler hepsi Devlet kademesinde bir yerlere gelmişler.

    Recep Tayyip Bey malumlarınız Milletvekili, Başbakan oldu, yakında Cumhurbaşkanımız olabilir,
    Esasen çok yönlü bir şahsiyet olan Zülfü Bey Milletvekili oldu,
    Zekeriya Bey Milletvekili ve Bakan oldu,
    Ilhan Bey saf değiştirdi ve CHP Milletvekili oldu,
    CHP li Ertuğrul Bey de keskin bir viraj alıp AKP den Milletvekili ve Bakan oldu
    Dalan Bey ise koca bir eğitim vakfı ve üniversite kurdu. Ancak, başı Ergenekon ile derde girdi ve gitti.

    Ben ise bir 1999-2002 yıllarında MHP kontenjanından ‘Başbakan Başdanışmanlığı’na atandıysam da
    yetki ve görev verilmeyince boşuna İstanbul-Ankara arası gidip geldim. Sonra, Projelerimi gerçekleştirebilmek için 2 kez daha Istanbul Büyükşehir Başkan Adayı oldum. Kazanamadım.
    Neticede profesörlükten emekli oldum. Eski deyişle ‘mütekait hoca’ oldum.

    Neden Ben de bir yerlere gelip milletime hizmet veremedim.? Halbuki kendimi borçlu hissediyorum. Çünkü 1977 yılında, o bir Sent’e muhtaç günlerimizde Devletimiz bütün masraflarımı üstlenip beni 2 yıllığına ABD ye göndermeseydi belki ben bugün bazılarının yakıştırdığı üzere bir ‘Proje Makinası’ olamayacaktım.
    Herhalde bir yerlerde yanlış yapıyorum. Herhalde, Ben bu politika işinden pek anlamıyorum, siyasi parti genel başkanlarına yeterince itaatkar olamıyorum.
    Artık şaçlarıma ak düştü. Bundan sonra Benden bir şey olur mu..?

  3. #93

  4. #94
    Ahmet Vefik Alp hoca Türkiye'deki diğer bütün gerçekten değerli insanlar gibi geri planda kalmış görünse de ben Ahmet Bey'in gelecekle ilgili kentlerimizle ilgili projelerini dinledikçe,yapmak istediklerini anlatırken bir yerlerde yakalayabilirsem pürdikkat dinlemekle birlikte heyecandan kendimi alamıyorum.Ama gerçekten halkımızın karşısındaki insanın neler yapabileceğini,ne kadar bilgi birikimine sahip olduğunu hiç önemsemediği aşikar. Belediye başkanlarının mimar olmasının kentlere dolayısıyla da ülkemize çok büyük katkılar sağlayacağını düşünüyorum.
    Bunun dışında Ahmet Vefik Alp'in de söyleiği gibi Mhp Genel Merkez Binası halen anıt özelliğiyle,asaletiyle hala Ankara'nın en güzel ypılarından biridir.
    Vatana hizmet etmek gayesi o kadar güzel bir aşk,öyle bir tutku ki keşke insanlarımız da ülkeleri için oy verirken gerçekten bunu düşünse veya keşke bu vatanın ekmeğini yiyen her vatandaş yediği ekmeğin hakkını vermek için çaba sarfetse...

  5. #95
    Alıntı Orijinal metin ayasofya tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
    http://www.youtube.com/watch?v=u_FwV2Oc3Bc

    Bana bunu hatırlatıyor...
    Aynen.. Düğün Fotoğrafçısı

Konu ile İlgili Bilgi

Users Browsing this Thread

1 adet kullanıcı bu konuyu ziyaret ediyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)

Mesaj Yazma Hakları

  • Yeni mesaj gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap veremezsiniz
  • Mesajlara ek yükleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •